F1 Bahreyn Testlerinin İlk Gününde Öne Çıkanlar: Red Bull, Mercedes’in Radarında
Formula 1’in Bahreyn’deki sezon öncesi testlerinin ilk günü, 2026 araçlarıyla ilgili uzun süredir beklenen detaylı verileri ortaya koydu. İşte ilk ciddi test gününden öne çıkan başlıklar:
Mercedes’ten Red Bull’a Dikkat Çeken İddia
Mercedes Takım Patronu Toto Wolff, takımının ilk uzun sürüş performansı ve GPS verileri analizlerine dayanarak, Red Bull’un yeni güç ünitesiyle düzlüklerde tur başına yaklaşık bir saniye kazandığını ifade etti. Mercedes’e göre, Red Bull’un güçlü enerji dağıtımı sayesinde Max Verstappen’in aracı düzlüklerde sürekli olarak rakiplerinden bir saniye hızlıydı. Bu avantaj yarışlarda da tekrar ederse, Red Bull’un kendi bünyesinde geliştirdiği yeni güç ünitesi için büyük bir başarı anlamına gelecek.
Padokta ise Mercedes’in bu açıklamalarının arkasında, takımın mevcut performansının tartışıldığı ve sıkıştırma oranı tartışmalarının sürdüğü bir dönemde, politik bir amaç olabileceğine dair şüpheler var. McLaren Baş Tasarımcısı Rob Marshall ise tüm takımların birbirine oldukça yakın olduğunu belirtiyor.
Günün Mercedes açısından bir diğer önemli gelişmesi ise Kimi Antonelli’nin yaşadığı sorun nedeniyle günün büyük bölümünde pist dışında kalmasıydı. Antonelli, günün sonunda sadece 30 tur atabildi ve sorunun araçtan kaynaklandığı, güç ünitesiyle ilgili olmadığı ifade edildi.
İlk Veriler Ne Gösteriyor?
Çarşamba günü en hızlı zamanı McLaren pilotu Lando Norris elde ederken, Verstappen çok yakın bir dereceyle ikinci sırada yer aldı. Red Bull’un Verstappen’in ellerinde sergilediği istikrarlı ve hızlı sürüş performansı ise rakipleri tarafından yakalanamadı.
Verstappen, C1 sert, C2 orta ve C3 yumuşak lastiklerle yaklaşık 10’ar turluk bölümler gerçekleştirdi. Günün erken saatlerinde orta hamurda ortalama yüksek 1:38’ler, sert lastikte ise 1:38’in hemen altında turlar attı. Günün sonunda yumuşak lastikle ise rahatça 1:37’lere indi. Tüm bu sürüş bölümlerinde, Red Bull’da herhangi bir hata turu veya soğutma turu görülmedi. Bu istikrar, rakiplerde gözlemlenmedi.
Her ne kadar motor modları, yakıt yükü ve enerji yönetimi gibi klasik bilinmezlikler geçerliliğini korusa da, Ferrari pilotu Charles Leclerc ve Mercedes de Antonelli’nin sorunu çözmesinin ardından benzer tempolara ulaşabildi. Ancak Red Bull’un ilk izlenimi oldukça güçlüydü.
Verstappen’in Pist Üstü Farkı
Pist kenarından gözlemlendiğinde, Verstappen’in yeni güç ünitesi gerekliliklerine uyum sağlamak için uyguladığı agresif vites küçültme tekniği dikkat çekti. Özellikle 10. virajda, genellikle ikinci vitesle dönülen noktada, Verstappen frenaj esnasında birinci vitese kadar inerek devirde ani artış ve aracın dengesinde gözle görülür bir oynama yarattı. Bu hızlı ve ardışık çift vites küçültme yaklaşımı, 2026 MGU-K’nın frenajda enerji kazanımını maksimize etmeyi hedefliyor.
Red Bull, bu tekniği Bahreyn’de ilk ve en tutarlı şekilde uygulayan takım olurken, Verstappen de aracın dengesizliğini başarılı şekilde yönetti. Audi benzer yöntemler denese de daha az istikrarlıydı. Ferrari ve Mercedes motorlu araçlar ise daha klasik vites geçişlerini tercih etti. Bu fark, Red Bull’un enerji geri kazanımı konusunda daha agresif bir stratejiye tolerans gösterdiğinin ilk işareti olabilir.
Ferrari’de Denge Sorunu
Barselona testlerinde umut veren bir başlangıç yapan Ferrari, Bahreyn’de ise istikrar açısından en iyi görüntüyü sergileyemedi. Bu durum aracın kötü olduğu anlamına gelmese de, geliştirilmesi gereken noktalar olduğunu gösteriyor.
Lewis Hamilton da araçların genel olarak ne kadar karmaşık olduğuna dikkat çekerek, onları anlamak için adeta bir diploma gerektiğini esprili şekilde dile getirdi. Özellikle 9. virajdan sonra gelen ve pistin ortasına açılan sıkı 10. virajda Ferrari pilotlarının daha fazla zorlandığı gözlemlendi. Ferrari’nin viraj girişlerinde tepkili olsa da, viraj ortasında sürücülere zorluk çıkardığı belirtildi. Takımın bu tepkiselliği istikrara dönüştürmesi gerekiyor.
Aston Martin ve Honda Sorunları
Aston Martin, Barselona’daki shake-down testinde sadece 65 tur atabilmişti. Bahreyn’de ise Lance Stroll, Honda güç ünitesi kaynaklı bir sorun nedeniyle günü sadece 38 turla tamamladı. Honda, bunun bir veri anomalisinden kaynaklandığını ve pistte tekrar çıkmadan önce daha fazla analiz gerektiğini açıkladı.
Testlerde beş gün daha bulunsa da, Aston Martin şu ana kadar sadece 431 mil yol kat edebildi. Mercedes’in ise toplamı 2618 mil. Barselona’yı tamamen kaçıran Williams bile bugünkü performansıyla Aston Martin’in önünde yer aldı. Fernando Alonso da sezonun başında geride olacaklarını belirtmişti. İlk günün verileri, takımın daha da geride kalma sürecinde olduğunu gösteriyor.
Audi’den Cesur Yeni Tasarım
Audi, bu yıl ilk olarak 9 Ocak’ta piste çıkan takım olmuştu ve ilk büyük güncelleme paketini tanıtan ekip de yine Audi oldu. Bu paket, ön kanatta yapılan değişiklikler ve endplate alt tünelinin arkasına eklenen küçük bir yönlendiriciyle dikkat çekiyor. Ayrıca üst flap daha fazla iç yükleme sağlayacak şekilde revize edildi. Bu değişiklikler, dışa hava akışını artırmayı hedefliyor.
En dikkat çekici yenilik ise yan kutularda. Önceki dikdörtgen şeklindeki hava girişi, yerini daha uzun ve dar bir girişi olan, üst yüzeyi daha agresif şekilde aşağıya yönlendirilmiş yeni bir tasarıma bıraktı. Bu, taban arka bölümüne hava akışını optimize etmeyi amaçlıyor. Bu güncellemenin, sezon boyunca sürecek yoğun geliştirme savaşının ilk adımı olduğu belirtiliyor.
Araçların Gerçekten Nasıl Ses Çıkardığı
Barselona’dan gelen birkaç video, yeni güç ünitelerinin önceki nesle göre farklı sesler çıkardığına dair ipuçları vermişti. Pist kenarında dinlendiğinde, tüm araçların belirgin şekilde farklı seslere sahip olduğu görülüyor. MGU-H’nin kaldırılmasıyla motor sesleri daha az boğuk ve bazı açılardan daha agresif hale gelmiş durumda.
Red Bull ve Audi, en “vahşi” seslere sahip araçlar olarak öne çıkıyor. Audi’nin sesi biraz daha rafine olmaktan uzak. Honda güç ünitesini ise pistte yeterince sık duymak mümkün olmadı, ancak biraz daha yüksek ve ham bir ses verdiği gözlemlendi. Mercedes ve Ferrari motorları ise daha sessiz ve geleneksel, önceki nesle en yakın ses karakteristiğine sahip.
Ayrıca turboların daha belirgin duyulduğu, birçok virajda daha düşük viteslerin kullanıldığı, düzlüklere çıkışta daha fazla “lift and coast” ve enerji yönetimi stratejilerinin uygulandığı, bu nedenle de alışılmadık seslerin ortaya çıktığı belirtildi. Antrenman startlarında ise daha fazla devir kullanılması gerekiyor.
Williams Ağırlık Sorunuyla Baş Ederken Mesafe Kat Etti
Kış döneminde aracın fazla ağır olduğuna dair söylentileri reddeden Williams, FW48’in sezonun ilk yarışlarında bir miktar kilo vermesi gerektiğini kabul etti. Takım patronu James Vowles, aracın resmi olarak 772,4 kg – minimum ağırlığın 4,4 kg üzerinde – olduğunu açıkladı. Ancak bu rakamın “basın paketi” için paylaşıldığını, gerçek ağırlığın daha fazla olabileceğini ima etti.
Vowles, sezon başladıktan sonra fazla kilolardan kurtulmak için çalışmalar yapılacağını belirtti. Williams’ın ilk testi kaçırmasına rağmen, bugün pistte mesafe kat etmeye başlaması olumlu bir gelişme olarak öne çıktı.
Daha Fazla Araçta Olması Gereken Tasarım Detayı
Ferrari, Red Bull ve Racing Bulls takımlarının araçlarının motor kapağındaki “shark fin” bölümüne yarış numaralarını yerleştirmesi, pist kenarından izleyenler için büyük kolaylık sağladı. Ferrari’nin kırmızı zemin üzerindeki beyaz numarası özellikle dikkat çekici. Diğer takımlar ise bu alanı boş bırakmayı ya da sponsor logosu için kullanmayı tercih etti.
Bu uygulamanın zorunlu hale getirilmesi, tribünlerdeki izleyiciler için araçları uzaktan ve farklı açılardan tanımayı kolaylaştıracağı için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Görsel ayırt edicilik, sürücülerin araç içinde kolayca seçilemediği günümüz Formula 1’inde taraftarlar için önemli bir unsur olmaya devam ediyor.
trf1.net