Mercedes, Formula 1 testlerinde şimdiye kadarki en iyi pist üstü performansını sergiledi. Takımın aracı, yapılan güncellemeler ve artan teknik anlayışın birleşimiyle adeta hayat buldu. W17 geçtiğimiz hafta da güçlü bir izlenim bırakmıştı ancak Çarşamba günü çok daha belirgin bir şekilde öne çıktı. Araç, 10. viraj girişinde oldukça atak, viraj boyunca istikrarlı ve çıkışta iyi bir çekişe sahipti.
Akşam saatlerinde George Russell’ın gerçekleştirdiği dokuz turluk sürüşte ise Mercedes’in temposu adeta saat gibi düzenliydi. Yakıt yükünün bu performansa ne kadar etkisi olduğu net olarak bilinmese de, aynı anda ve aynı lastiklerle Red Bull’da piste çıkan Isack Hadjar ile yapılan kıyaslamada Mercedes’in oldukça iyi durumda olduğu görüldü.
Pist genelinde de araç aynı mesajı verdi: son derece tekrarlanabilir ve tutarlı bir performans. Araç, virajlarda iyi dönüyor, pilotların istediği şekilde vites küçültmelerden geçiyor ve viraj içinde yönlendirme kabiliyeti yüksek. Gelişen çekiş performansının yanı sıra, yavaş viraj çıkışlarında da pürüzsüz bir şekilde hızlanıyor. Bu durum, turbo ile MGU-K’nin güç aktarımı arasında sürüş kolaylığı açısından aracın iyi bir noktada olduğuna işaret ediyor.
Mercedes, Çarşamba günü tartışmasız pistin en iyi aracı görüntüsündeydi. Ancak mükemmel değildi; Russell’ın başka bir sürüşte 10. virajda yaşadığı kilitlenme ve büyük kaçış bunun göstergesiydi.
Red Bull’da Zorlu Gün
Red Bull için ise gün daha zorlu geçti. Isack Hadjar’ın direksiyon başında olması, aracı Max Verstappen kadar net değerlendirmeyi zorlaştırdı. Hadjar’ın pistteki mesafesi de sınırlıydı, bu nedenle attığı kısa sürüşler sorunsuz ancak dikkat çekici değildi. Yine de aracın temel güçlü yönleri yerindeydi: viraj girişinde atak, vites küçültmelerde agresif ve hızlı. Ancak Hadjar için arka tarafta biraz daha fazla dengesizlik gözlemlendi.
McLaren ve Ferrari’de Gelişim
McLaren, daha düşük bir seviyeden başlasa da iyi bir adım attı. Araçta bir miktar önden kayma mevcut, ancak pilotlar virajlara rahatça saldırabiliyor. Oscar Piastri, araçla uyum açısından şimdiye kadarki en akıcı gününü geçirdi. İlk dörtteki son araç olan Ferrari ise, arka tarafında zaman zaman kayma eğilimi gösterse de, pist kenarından yapılan gözlemlerde bunun çok belirgin olmadığı görüldü.
Alpine Orta Grubun Parlayan Takımı
Orta grupta ise Alpine dikkat çekici bir performans sergiledi. Takım için “Diyet Mercedes” benzetmesi yapılabilir; tam anlamıyla hızlı olmasa da oldukça tutarlı bir araç. İstenen, pilotların istikrarlı şekilde aracı sürebilmesi ve beklenmedik durumlarla karşılaşmaması. Franco Colapinto, aracı çok tutarlı şekilde kullanabildi. En etkileyici nokta ise viraj girişlerindeki performanstı; geçen hafta zaman zaman eksik olan yol tutuşu bu kez mevcuttu. Araç, tepkilere hızlı yanıt verdi, durdu ve virajda iyi döndü. Hatalar genellikle pilotların viraja fazla hızlı girmesinden kaynaklandı.
Diğer Takımların Durumu
Orta grubun diğer ekipleri ise bu seviyeden biraz uzakta kaldı. Turn 4’te Racing Bulls birkaç iyi tur attı, ancak daha fazla zorlandıklarında büyük bir kilitlenme yaşandı. Takım, geçen haftaya göre en az gelişim gösteren ekip olarak öne çıkıyor; belki de Cadillac hariç. Cadillac, hâlâ en az yere basma kuvvetine sahip araç ve pilotlarına direksiyon başında ciddi bir mücadele yaşatıyor.
Araçta çok fazla direksiyon hareketi gerekiyor. Kontrol edilebilir olsa da, yol tutuşu zayıf. Ayrıca sık sık kilitlenme yaşanıyor ve bu da yere basma kuvvetinin azlığı ile örtüşüyor.
Audi ise daha iyi görünüyor. Takım iyi adımlar attı, ancak araç hâlâ zaman zaman pilotu şaşırtabiliyor. Her üç turdan birinde araç biraz fazla hareketli olabiliyor; buna rağmen Gabriel Bortoleto geçen haftaki zorluklardan sonra araçta daha rahat görünmeye başladı. Araç hâlâ diğer güç ünitelerine kıyasla, özellikle Honda dışında, belirgin şekilde daha gürültülü çalışıyor. Ancak takım, genel olarak doğru yönde ilerliyor.
trf1.net