Bu bir F1 flood’u, reklam müziği sizi aldatmasın.
Ağzı açık gülen yüz
Hatırlayın, eskiden bir reklam müziği vardı. Sözleri şöyleydi:
Bir bilmecem var çocuklar
Haydi sor sor
Çayda kahvaltıda yenir
Acaba nedir nedir
Bisküvi denince akla
Tamam şimdi buldum
Hemen onun adı gelir
Eti Eti Eti
Şimdi ben de bir bilmece sorayım: FIA, geçen seneki motor tartışmaları sonrası Ferrari’ye ceza verdi mi?
F1’de kazan kaynıyor.
Ferrari, bu seneden itibaren bir süre boyunca FIA’nın biyo-yakıtlar konusunda yapacağı çalışmaları finanse etmekle cezalandırıldı.
Bu kapsamdaki çalışmaların maliyetinin, senelik iki haneli milyon Dolar olduğu ifade ediliyor. Maliyetin yıllık 15 milyon Dolar olduğu konuşuluyor.
Yani aslında baya baya bir cezadan bahsediyoruz değil mi? İşin gerçeğini öğrenerek bu cezayı birlikte değerlendirelim.
FIA önümüzdeki bir kaç sene içinde yarışları biyo-yakıtlarla gerçekleştirmeyi planlıyor. Biyo-yakıtlar, daha çevre dostu olduğu için bu yol tercih ediliyor. (Bence çevre dostu olup olmadıkları da tartışmalı. Çünkü tarım alanlarının ve hayvanclığın üzerinde olumsuz etkisi var.)
Her neyse, FIA’nın amacı gelecekte biyo yakıtlar kullanmak. Bu doğrultuda da devamlı yatırım yapıyorlar. Şimdi o yatırımları Ferrari destekleyecek.
Yakıt konusu önemli, bu nedenle son birkaç yıldır tartışma konusu. Çünkü performans kazanılabilecek noktalardan biri.
Temelde motor teorisinde bir şey değiştiremiyorsunuz. Motoru yeniden icad edecek hali yok kimsenin. Ama üretildikleri malzemeleri veya yakıt/soğutma sıvılarını değiştirerek performans artışları yakalamak mümkün.
Yakıt da o performans artışı tartışmalarının tam ortasında yer alıyor. Çünkü temelde ne kadar iyi yanma sağlarlarsa, o kadar güç artışı yakalanıyor.
Biyo yakıtlara geçildiğinde, bu alanda önde olan, performans anlamında da önde olacak.
Şimdi zurnanın zort (evet zırt değil zort) dediği yere geliyoruz. FIA’nın biyo yakıtları birlikte geliştirdiği firma, Shell.
Yani Ferrari’nin uzun yıllardır yakıt partneri olan Shell.
FIA başkanı Jean Todt, basında “Ferrari’yi cezalandırdık.” diye demeçler veriyor.
Aslında Ferrari’nin kendi yakıtını geliştirmesi için Shell’e para aktarmasını sağlıyor. 2-3 sene sonra bu yakıtlara geçildiğinde, FIA gözetiminde çalışan Shell büyük bir avantaja sahip olacak.
Temelde bir firmanın teknolojinin gideceği yönü görüp oraya yatırım yapmasını yanlış bulmuyorum.
Yani Ferrari ile Shell bir araya gelseler ve iki sene sonrasının teknolojisine yatırım yapsa, kimse buna bir şey diyemez. Hatta bu taktir edilecek bir durum olarak görülür.
Bunun en yakın örneği hibrit çağ dönemi.
FIA, hibrit motorlara geçilirken ve kurallar yazılırken, Renault’nun hazır modeli üzerinden hareket etmişti. Yani temelde Renault’nun avantajlı olmasını beklememiz lazımdı.
Ama olmadı, Renault avantajını kullanamadı.
Fakat yakıt konusunda iki tane rahatsız edici durum var: İlk nokta, geliştirmenin FIA’nın gözetiminde, sadece bir takımla yapılması. Hibrit çağ öncesinde FIA, kuralları Renault’nun motor modeli üzerinden şekillendirdi.
Ama Renault ile birlikte oturup motor geliştirmedi.
Bu konuda rahatsızlık verici ve etik dışı olan ikinci nokta, Jean Todt’un herkese bunun ceza olduğunu yutturmaya çalışması.
Diğer takımların kabul edemediği nokta da bu. İşin peşini bırakmama nedenleri de bu.
Takımlar diyor ki, “Ceza verecek bir durum varsa, adam gibi ceza ver. Yoksa da ceza verme. Ama bize bunun ceza olduğunu yutturamazsın.”
Todt buna yanıt vermekte zorlanıyor.
O nedenle de Todt istenmeyen adam ilan edildi bile. Aslında FIA’nın seçim yönergesinde yapılacak küçük bir değişiklikle yeniden FIA başkanlığına aday olabilecekti.
Ama aday olmayacağını açıkladı. Takımların aşırı tepkisi nedeniyle aday olamayacak.
Bence de olmasın. Kimsenin motor sporları katılımcılarını veya seyircilerini aptal yerine koymaya hakkı yok.
Koyan adamın da o koltukta işi yok.
FiratKeskinF1