Ferrari, 2025’te takımlar şampiyonasını dördüncü sırada bitirmesinin bedeli olarak 18 milyon euro kayıp yaşadı, ancak bunun karşılığında 2026 için rüzgâr tüneli ve CFD çalışmalarında önemli bir geliştirme avantajı elde etti.
Ferrari, yeni yılla birlikte sayfa çevirdi. İtalyan ekibin hedefi, dördüncü sırada tamamlayarak taraftarları hayal kırıklığına uğratan sezonu unutturmak ve 2026’da başlayacak yeni teknik döneme güçlü bir başlangıç yapmak.
Bu yeni dönem, zemin etkili araçlar yerine daha çevik, daha hafif, daha kısa ve daha dar araçları beraberinde getiriyor.
Bu değişim, Formula 1’in teknik dengesini kökten sarsacak büyük bir devrim anlamına geliyor. Araçların karakteri tamamen değişeceği için teknik değerler yeniden tanımlanacak, hatta bazı güç dengelerinin de farklılaşması bekleniyor.
Ferrari takım patronu Frederic Vasseur’ün de açıkça kabul ettiği gibi, Ferrari SF-25’in aerodinamik gelişimini Nisan ayı sonunda durdurdu. Bu kararın ardından zaman, insan kaynağı ve bütçe 678 kodlu 2026 projesine yönlendirildi. Bu stratejik tercih, yeni araç için avantaj sağlarken 2025 sezonunun ikinci yarısındaki performansı da olumsuz etkiledi.
Maranello merkezli ekip, özellikle sezonun ilerleyen bölümünde McLaren ile arasındaki farkı kapatmayı umuyordu. Ancak Loic Serra liderliğinde geliştirilen yeni arka süspansiyon, pistte beklenen etkiyi yaratmadı. Bunun sonucunda Ferrari, 2025’i galibiyetsiz kapattı ve bu durum 2026 hazırlıklarını doğrudan etkiledi.
2026 sezonu, ay sonunda yapılacak ve basına kapalı gerçekleşecek Barselona testleriyle çok erken başlayacak. Ferrari açısından olumlu taraf, ilk altı ay boyunca 2025’e kıyasla daha fazla rüzgâr tüneli kullanım hakkına sahip olması. Ancak bunun bir bedeli var: Haziran ayında hazırlanan bütçe planında 18 milyon euroluk bir boşluk bulunuyor. Çünkü Ferrari, bütçe planını sezonu ikinci sırada bitireceğini varsayarak yapmıştı.
2024’te McLaren ile fark sadece 14 puandı ve şampiyonluk mücadelesi Abu Dabi’deki son yarışa kadar sürmüştü. Ancak 2025’te bu fark dramatik şekilde açıldı. McLaren karşısında 435 puan geriye düşen Ferrari, dördüncülüğe geriledi.
Bu noktada kritik soru ortaya çıkıyor: Diego Tondi yönetimindeki aerodinamik ekibe sunulan gelişim süresi avantajı mı daha belirleyici olacak, yoksa FOM’un dağıtacağı para ödülünden kaybedilen 18 milyon euro mu?
Bunun net bir cevabı yok. Her şey, Ferrari'nin elindeki imkânları ne kadar verimli kullanacağına bağlı. Rakamlarla bakıldığında Ferrari, McLaren’e kıyasla ilk altı ayda rüzgâr tünelinde 180 saatlik bir kullanım avantajına sahip. İtalyan ekip, 1.020 saat kullanabilirken, Woking merkezli McLaren 840 saatle sınırlı kalacak.
FIA’nın Aerodinamik Test Dönemleri kurallarına göre bu saatler, model hazırlığı ve konfigürasyon değişimleri dahil toplam süreyi kapsıyor. Gerçek anlamda “rüzgâr alan” test koşuları ise sürüş sayısıyla ölçülüyor. Ferrari, haziran ayına kadar 272 sürüş yapabilecek; bu sayı McLaren’den 48 adet fazla.
CFD tarafında da tablo benzer. Ferrari, 1.700 farklı geometri üzerinde çalışma yapma hakkına sahipken, McLaren bu alanda yaklaşık 300 geometri daha az analiz yapabilecek.
Bütçedeki eksik, kaynakların dikkatli dağıtılmasıyla kısmen telafi edilebilir ve bunun 678 projesini doğrudan zayıflatmaması hedefleniyor. Buna karşılık, geliştirme araçlarını dünya şampiyonlarından daha yoğun kullanabilmek önemli bir avantaj olarak görülüyor. Ancak yedinci sırada bitiren Aston Martin’in, Adrian Newey sayesinde aerodinamik çalışmalarda daha da fazla esnekliğe sahip olacağı da unutulmuyor.
Ferrari’nin 2025’te rüzgâr tünelinde geçirdiği zamanı yeni araca ne kadar doğru yansıttığı, 23 Ocak’ta tanıtılacak araç ve kış testlerinde net şekilde görülecek. Eğer araç sağlam bir temel üzerine inşa edildiyse, bu Barselona testlerinde hemen anlaşılacak. Öte yandan McLaren’ın da MCL39’un gelişimini erken durdurduğu, hatta bunu Mercedes ve Red Bull’dan bile önce yaptığı biliniyor.
Bu nedenle, başlangıçtaki araç beklenen seviyede olmazsa, Ferrari için sezon içi gelişim belirleyici olabilir. Daha fazla rüzgâr tüneli ve CFD zamanı, olası hataları düzeltmek adına kritik bir rol oynayabilir. Belki de Vasseur’ün, 2026 sezonunun kaderinin ilk yarışlardan ziyade sezon içindeki güncellemelerle belirleneceğini söylemesinin nedeni tam olarak budur.
Haziran sonuna kadar rüzgâr tüneli kullanım süreleri:
McLaren: %70 – 840 saat
Mercedes: %75 – 900 saat
Red Bull: %80 – 960 saat
Ferrari: %85 – 1.020 saat
Williams: %90 – 1.080 saat
Racing Bulls: %95 – 1.140 saat
Aston Martin: %100 – 1.200 saat
Haas: %105 – 1.260 saat
Alpine / Audi / Cadillac: %115 – 1.380 saat
tr.motorsport.com