Williams, FW48’in Ön Süspansiyonunda Cesur Bir Tasarıma İşaret Etti
Williams takım patronu James Vowles, takımın yeni aracı FW48’in görsellerinde net biçimde gözükmese de, ön süspansiyonunda cesur bir tasarım tercih ettiklerine dair ipuçları verdi. Vowles, bu tasarımın Adrian Newey’nin Aston Martin AMR26’sındaki ön süspansiyon çözümünü andırdığını, ancak onun kadar radikal olmadığını ifade etti.
Williams’ın yeni sezon için hazırladığı aracın dış tasarımının tanıtıldığı etkinlikte seçili basın mensuplarıyla bir araya gelen Vowles, rakip takımların araçlarıyla ilgili izlenimlerini paylaştı. Özellikle Newey’nin son tasarımına dikkat çeken Vowles, Aston Martin’in ön süspansiyon geometrisinin cesur bir yaklaşım sergilediğini, ancak Williams’ın kendi tasarımının da ayırt edici özelliklere sahip olduğunu belirtti.
Vowles, “Adrian’ın tasarımına biraz değindim, ancak bizim ön üst salınım kolumuzda (wishbone) farklı bir yaklaşım göreceksiniz. Adrian’ın gittiği yol ise gerçekten etkileyici, oldukça yaratıcı ve çok uç bir tasarım. O aracın tasarımcısı olmak istemezdim, öyle söyleyeyim,” ifadelerini kullandı.
Aston Martin’in ön süspansiyonunda, yeni kurallar gereği push-rod konfigürasyonu kullanılıyor. Ancak asıl dikkat çeken unsur, ön üst salınım kolunun son derece sıra dışı tasarımı. Bu parçada, ön bacak şasiye oldukça yukarıdan bağlanırken, salınım kolu belirgin bir açıyla yerleştirilmiş durumda. Üst arka salınım kolunun bacağı ise çok daha aşağıda ve kokpite doğru geriye alınmış şekilde konumlandırılmış; bu da Newey’nin imzası haline gelen agresif aerodinamik paketlemenin bir parçası olarak öne çıkıyor. Bu detaylar, aracın teknik analizinde de kapsamlı biçimde inceleniyor.
Williams’ın tanıtım görsellerinde ise daha geleneksel bir süspansiyon düzeni dikkat çekiyor. Bu nedenle, gerçek tasarımın ancak aracın Bahreyn’deki testlerde piste çıkmasıyla ortaya çıkması bekleniyor. Williams, aracın hazırlık sürecindeki gecikmeler nedeniyle Barcelona testlerine katılamamıştı.
Vowles, Aston Martin’in bu cesur yaklaşımını takdir ettiğini belirtirken, Williams’ın kendi tasarımında bu kadar radikal bir geometri tercih etmediklerini vurguladı. Vowles, “Aston Martin gerçekten etkileyici. Adrian son derece yaratıcı bir tasarımcı ve salınım kollarını, normalde olmaması gereken yerlere yerleştirmiş, ama bunu başarmış,” şeklinde konuştu.
Vowles’ın dikkatini çeken tek araç Aston Martin değildi. Takım testlere katılmasa da, Williams ekibi Barcelona’daki gelişmeleri yakından takip etti. Vowles, Red Bull, Mercedes ve Ferrari’nin de kendisini etkilediğini söyledi.
“Red Bull’dan özellikle güç ünitesi tarafında çok etkilendim. Sıfırdan bir güç ünitesi geliştirip bu kadar güvenilir şekilde piste çıkmak gerçekten büyük bir iş. Tebrik etmek gerek,” diyen Vowles, Ferrari’nin ise istikrarlı performansına dikkat çekti: “Belki mutlak hız konusunda soru işaretleri olabilir, ancak istikrarları baştan itibaren yine çok etkileyici.”
Mercedes’in ise her zaman olduğu gibi kural değişikliklerine uyum sağlama ve güvenilir bir paketle piste çıkma konusunda başarılı olduğunu kaydeden Vowles, “Orada uzun yıllar bulundum, bu konuda çok iyiler. Testlerin daha ilk gününde yarış simülasyonu yapacak noktaya gelmek gerçekten çok etkileyici,” ifadelerini kullandı.
trf1.net