Ferrari, 2026 Formula 1 Aracının İlk Versiyonunu Fiorano’da Pistte Denedi
Ferrari, 2026 Formula 1 sezonu için geliştirdiği yeni aracının ilk versiyonunu Fiorano’da piste çıkararak ilk shakedown sürüşünü gerçekleştirdi. Kış dönemi boyunca İtalyan tifosinin yoğun ilgisine sahne olan ve tasarımına dair çok sayıda spekülasyon yapılan Ferrari’nin yeni aracı, nihayet hem dijital görsellerle hem de gerçek pist görüntüleriyle kamuoyu ile paylaşıldı.
Ferrari’den yapılan açıklamaya göre, bu ilk versiyon – takımın “spec A” olarak adlandırdığı araç – veri toplama ve dayanıklılık testleri amacıyla hazırlandı. Dolayısıyla, aracın nihai haliyle Avustralya Grand Prix’sinde yarışacağı versiyon henüz tamamlanmış değil. Takım, bu testlerle birlikte geliştirme sürecine daha fazla zaman ayırmayı ve güvenilirlik konusunda veri biriktirmeyi hedefliyor.
Lewis Hamilton’ın Ferrari’ye transferinin ardından ekibe ilettiği gelişim notlarının dikkate alınıp alınmadığı da merak konusu.
Ferrari ve Mercedes’in İlk Sürüşlerinde Teknik Detaylar
Red Bull’un paylaştığı dijital görsellerle karşılaştırıldığında, Ferrari’nin yeni aracında dingil mesafesi ve konumlandırma açısından büyük bir farklılık göze çarpmıyor. Ön kafa desteği ve halo sisteminin orta bölümü referans alındığında, arka kanat ve ön kanat çıkıntılarında da belirgin bir değişiklik bulunmuyor.
Ferrari ile Mercedes’in kendi shakedown sürüşlerinde kullandıkları gerçek araçlar karşılaştırıldığında, Ferrari’nin basit bir rollover bar hava girişi tasarımını tercih ettiği görülüyor. Mercedes ise, motor hava girişi ve soğutma işlevini bir arada sunan çok amaçlı bir hava girişi kullanıyor. Bu sayede Mercedes, radyatör yan kutusu hava girişlerini küçültebiliyor. Ferrari’nin ise bu alanda daha geleneksel bir yaklaşımı sürdürdüğü dikkat çekiyor.
Burun altı detaylarında ise iki araç arasında belirgin farklılıklar mevcut. Ana alt yüzey yüksekliği benzer olsa da, Mercedes’in yanda oluşturduğu alt kesit çok daha belirgin ve agresif. Bu tasarım, aracın tabanına hava akışını artırıyor ve daha fazla yere basma kuvveti üretmek isteyen takımlar için avantaj sağlayabiliyor. Ferrari’nin bu alanda ilerleyen dönemde yeni çözümler geliştirmesi gerekebilir.
Ön ve Arka Süspansiyon: Pushrod Sistemi ve Geometri
Beklendiği üzere Ferrari, 2026 aracında pushrod ön süspansiyon sistemine geçti. Bu, 2026 sezonunda neredeyse tüm takımların tercih ettiği bir çözüm haline geldi. İki farklı süspansiyon alternatifi arasındaki fark oldukça küçük olsa da, tasarım paketinin genel uyumu açısından önemli.
Geometri açısından bakıldığında, Ferrari 2025’te kullandığı üst salıncak üzerinde yer alan anti-dive (dalma önleyici) özelliğini korumuş ve hatta artırmış görünüyor. Alt salıncak ön bacağı, direksiyon koluna paralel şekilde konumlandırılmış. Radyatör hava girişi ise Mercedes’e oldukça benzerken, Ferrari’nin hava kutusu girişinden daha az soğutma akışı elde edeceği öngörülüyor. Yüksek sıcaklıkta koşulacak yarışlarda hangi takımın yeterli soğutma sağlayacağı zamanla netleşecek.
Shakedown sürüşünden alınan görüntülerde, üst salıncakta anti-dive açısının arttığı ve alt salıncak arka bacağının yine direksiyon koluna paralel ilerlediği görülüyor. Bu tasarım, frenaj anında süspansiyonun dalma karakteristiklerini sınırlıyor.
Arka süspansiyonda da Ferrari, geçen yılki gibi pushrod sistemiyle devam ediyor. Arka tarafta da anti-lift (kalkma önleyici) özellikler korunmuş ve hatta ön süspansiyona benzer şekilde bir miktar artırılmış. Alt ve üst salıncakların bacakları, süspansiyonun genel karakteristiğine katkı sağlıyor.
Mercedes analizinde de belirtildiği gibi, 2026 sezonunda arka süspansiyona uygulanan fren yükleri önemli ölçüde değişti. Artan elektrikli enerji geri kazanımı, aks yüksekliğinde yatay yük oluştururken, hidrolik frenleme de salıncak sisteminde bir tork yaratıyor. Takımlar, bu yeni yük kombinasyonuna uygun süspansiyon bağlantı noktalarını belirlerken kapsamlı simülasyonlar gerçekleştiriyor.
Bargeboard ve Taban Akış Yönetimi
Bargeboard bölgesinde, her takımın benzer aerodinamik sorunlara farklı çözümler getirdiği görülüyor. Ön lastiğin arkasında oluşan türbülans nedeniyle, bu bölgede hava akışının düzenlenmesi kritik önem taşıyor. Eğer bu türbülans doğrudan tabana yönlendirilirse, tabandan elde edilen yere basma kuvvetinde ciddi kayıplar yaşanabiliyor. Ferrari’nin bargeboard tasarımı, akışı düzenleyerek düşük basınçlı “Coke bottle” bölgesine yönlendirmeyi amaçlıyor. Bu akış, yan kutu ön kenarındaki alt kesitten başlıyor.
Akışın arkaya doğru ilerlemesiyle birlikte, bir kısmı tabanın dış kenarına yöneliyor. Buradaki küçük louver’lar, lastik yere temas ettiğinde oluşan ve “lastik sıçraması” (tyre squirt) olarak adlandırılan yüksek enerjili hava akışını tabanla birleştirmeye çalışıyor. Bazı takımlar, üst taban akışını lastik sıçramasıyla lastiğin iç kısmında birleştirirken, Ferrari bu akışı lastiğin dışına yönlendirmeye odaklanmış görünüyor. Bu alanda sezon boyunca çeşitli gelişmelerin yaşanması bekleniyor.
Genel Değerlendirme ve Gelişim Potansiyeli
Ferrari’nin yeni aracı, takım tarafından da vurgulandığı gibi, öncelikle test ve dayanıklılık amaçlı geliştirilmiş bir versiyon olarak tanıtıldı. Şu aşamada aracın tasarımında çarpıcı bir yenilik göze çarpmıyor. Ancak, düzenli ve sade bir temel oluşturulmuş durumda. Geliştirme sürecinde yapılacak yenilikler ve güncellemeler, Ferrari’nin 2026 sezonundaki başarısında belirleyici rol oynayacak.
trf1.net