F1 dünyasında yeni sezonla beraber başlayacak olan bütçe sınırı uygulaması, takımların kıyasıya rekabetinde yeni bir parametre olacak.
Williams gibi köklü ve efsanevi bir takımın dahi satılması, McLaren’ın zorlanması ve diğer küçük takımların iflasın eşiğine gelmesi; Formula 1’de uzun süredir konuşulan dönüşümün başlamasına neden oldu: Bütçe sınırı.
FIA, konuyu tam anlatabilmek için 46 sayfalık bir doküman yayımladı. Dokümana göre 2021’den itibaren her takımın uymak zorunda olduğu bir bütçe sınırı belirlendi. FIA, Concorde sözleşmesi ve bu dokümandan gelen yetkisi sayesinde tüm firmaları istediği zaman denetleme ve cezalandırma hakkına sahip. (Denetlemelere ticari yazışmalar, telefon konuşmaları gibi kapsamlar da dâhil.)
Sezon başına 21 yarışın baz alındığı bütçeye göre sınırlamalar şöyle:
2021: 145 milyon dolar (Bu yıl 23 yarış planlandığı için sınır 147,4 milyon dolara yükseltildi. Pandemi nedeniyle 21 yarışın altına inilirse 143,8 milyon dolara düşürülecek).
2022: 140 milyon dolar.
2023 ve devamındaki sezonlar: 135 milyon dolar.
Fakat, 2024 için bir açık kapı bırakılmış: Eğer 2021-2023 arasında enflasyon %3’den fazla olursa 135 milyon dolar gözden geçirilecek. Yani rakam artabilir.
Bütçe sınırı istisnaları: Yaklaşık 20 farklı kapsam, bütçe sınırının dışında bırakılarak takımlar rahatlatıldı. Bu 20 kalemin en önemlileri:
Her sezon 15 milyon sterlin’e kadar motor maliyetleri
Pilot maaşları ve diğer giderleri
En yüksek maaşlı üç yöneticinin maaşları
Çalışanların alacağı ikramiyeler ve ikramiyelere bağlı vergiler (Bu noktada sektörün düşük maaş, yüksek ikramiye modeline dönebileceği belirtiliyor.)
Kurumsal gelir vergileri ve diğer finansal giderler (faiz gibi)
Pazarlama ve diğer reklam giderleri
Yarışlar, testler ve diğer Formula 1 ile ilgili aktiviteler için yapılacak seyahatler, lojistik giderleri ve konaklamalar
Son olarak pandemi döneminde yapılacak sağlık giderlerinin tamamı
Bütçe sınırının piste etkileri: Yukarıdaki istisnaları düşündüğümüzde takımların bütçe sınırını rahatlıkla tutturabilecekleri izlenimine kapılabilirsiniz. Ama aslında en büyük üç takımın işleri göründüğü kadar kolay değil. Çünkü Mercedes 484 milyon, Ferrari 470 milyon, Red Bull ise 400 milyon doların biraz altında bütçeye sahip. Yani bütçelerinde büyük kesintiler yapmak zorundalar. Takımlar buna hemen reaksiyon gösterdi.
Red Bull, bazı geliştirme kapsamlarını ve mühendislerini Alpha Tauri’ye kaydırdı bile. Alpha Tauri zaten sınırın altında bir bütçeye sahip olduğu için Red Bull’dan gelecek mühendisler için açık bütçe mevcut. Ferrari ise mühendislerini, “B takımı” fonksiyonundaki Haas ve Alfa Romeo’ya kaydırarak önlemini aldı. Mesela çok değerli mühendis Simone Resta, Haas’ın teknik patronu oldu.
Bu noktada, herhangi bir “B takıma” sahip olmayan Mercedes’in durumu daha zor gibi. Bu durumu aşmak isteyen Mercedes, McLaren’la “iş birliği” (B takımı değil) kurmak istiyor. Mercedes, buna ek olarak bir de teknoloji ve inovasyon şirketi kurdu. Çalışanlarının bir kısmını bu şirkete kaydırarak farklı sektörlere teknoloji danışmanlığı ve geliştirme hizmeti sunmaya başladı. Bu sayede elemanlarını işten çıkarmak zorunda kalmadı ve değerli bilgilerin şirket içinde kalmasını sağladı.
Üç takımın aldığı önlemlere ek olarak hâlen dikkat edilmesi gereken noktalar var:
Kazaya karışmamak artık daha önemli. Çünkü tamir maliyetleri ciddi bir kalem tutuyor. Bu yüzden agresif pilotların takımların bütçelerine zarar verecekleri miktarlar takımlar arası farkları belirleyecek. Franz Tost, 2020’deki Sakhir GP’sinde bu görüşü destekledi. Yorulma sonucu değişen parçaların veya oluşan hasarların maliyetleri ciddi bir kalem. Takımlar daha dayanıklı parçalar üretmek zorunda.
Bu sezon kullanılacak arabaların büyük oranda geçmiş sezon arabalarının aynısı olması nedeniyle bazı takımların yedek parça stoğu yaptığı iddia edildi. Böylece bu yılın bütçesini kullanarak önümüzdeki sezon için yedek parça stoklandığı konuşuldu. Ama FIA, bu konuda da ek bir talimat yayınladı ve konuyu yasakladı. Ross Brawn ise, “Buna izin vermeyeceğiz.” diyerek net konuştu.
Pandemi, geliştirme sınırları ve bütçe kesintilerinin takımları her zamankinden çok zorlayacağı bir döneme giriyoruz. Artık temel soru “Kim en iyi mühendislere veya tesislere sahip?” değil, “Zorlu dönemi kim daha iyi yönetecek?” olacak.
Fırat Keskin