Toto Wolff, 2026 Formula 1 sezonu öncesinde gündeme gelen sıkıştırma oranı tartışmasıyla ilgili olarak Mercedes’in hukuki yola başvurmayacağını açıkladı. FIA’nın ölçüm prosedürlerini değiştirmesi halinde Melbourne için sonuçların “belirsiz” olacağını da sözlerine ekledi.
Bahreyn’deki sezon öncesi testlerinin başlangıcında Mercedes motoru tartışmaların merkezinde yer alıyor. Wolff, kendi görüşüne göre Red Bull’un şu an için referans noktası olduğunu vurgulasa da, rakiplerin sezon öncesinde sıkıştırma oranı kontrollerinin değiştirilmesi için FIA’ya baskı yaptığı gerçeği değişmiyor.
Rakipler, Mercedes’in statik testlerde ortam sıcaklığında 16:1 oranına uyduğunu ancak pist üzerinde çalışırken daha yüksek bir oran elde edebildiğini öne sürerek prosedürlerin değiştirilmesini talep ediyor. Wolff ise tüm Mercedes motorlarının tamamen kurallara uygun olduğunu savunuyor ancak artık müdahale ihtimalini kategorik olarak reddetmiyor.
“Son haftalarda biraz daha kafam karıştı, çünkü bu konunun bir anda nasıl gündem haline geldiğini anlamadım. Cuma gününe kadar bir şeylerin değişmeyeceği izlenimi verilmişti” dedi.
Geçen cuma gününden bu yana FIA müdahalesinin yakın olabileceği izlenimini alıp almadığı sorulduğunda ise şu yanıtı verdi:
“Bir İtalyan sitesinde bir şeylerin değişeceğini okudum, o yüzden bizim de bilmemiz gerektiğini düşündüm!”
Wolff’un bu sözleri esprili bir ton taşısa da Bahreyn’deki açıklamalarında daha ciddi bir hava hakimdi. Mercedes lansmanında diğer üreticilerin “kendilerini toparlaması gerektiğini” söyleyen Avusturyalı yönetici, bu kez diğer tarafların birleşmesi halinde Mercedes’in zor durumda kalacağını kabul etti.
“Sadece takımların oyları yetmez; yönetim organının ve ticari hak sahibinin de oyları gerekir. Eğer ortak bir görüş ve gündem etrafında birleşirlerse, o zaman işiniz zor.”
“Diğer motor üreticilerinin lobi faaliyetleri son aylarda ciddi şekilde arttı. Gizli toplantılar, FIA’ya gizli mektuplar… Gerçi bu noktada gizli diye bir şey kalmadı. Bu durum bizi buraya getirdi.”
Herhangi bir müdahale için Güç Ünitesi Danışma Komitesi’nde süper çoğunluk gerekiyor; yani beş üreticiden dördü, ayrıca FIA ve FOM’un desteği şart. Wolff, artık hiçbir senaryoyu dışlamıyor.
“Bu spor sürprizlerle dolu. Hiçbir konuda yüzde yüz emin olamazsınız. Motoru tasarlarken FIA’yı sürecin içinde tuttuk, her kararı onlarla paylaştık. Yaptığımız her şeyin kurallara uygun olduğuna dair güvence aldık.”
“Büyük bir performans kazancından bahsetmiyoruz. Ama rakiplerimiz biraz rahatsız oldu ve uzun süredir FIA’ya baskı yapıyorlar.”
Eğer FIA ölçüm prosedürlerini değiştirirse – örneğin motor sıcakken ölçüm yapılması ya da sensör kullanılması gibi – Mercedes motoru kullanan dört takımın Avustralya Grand Prix’sine katılıp katılamayacağı kritik soru haline gelecek.
2026 motorlarının homologasyon tarihi 1 Mart ve bu kadar kısa sürede temel değişiklikler yapmak neredeyse imkansız.
“Eğer bu bir regülasyon haline gelirse, uymak zorundasınız. Uyamazsanız, FIA’nın buna yönelik bir çözüm üretmesi gerekir. Bu da şu an için bizim açımızdan belirsiz.”
“Motoru uzun bir süreçte geliştirirsiniz ve ciddi teslim süreleri vardır. Geliştirdiğiniz şekilde çalıştıramayacağınız söylenirse, bu performans açısından oldukça zararlı olabilir.”
Ancak Wolff, hukuki yola başvurulacağı iddialarını kesin bir dille reddetti.
“Kimseye dava açacağımız bir senaryo yok. Formula 1’de kuralların net olması her zamankinden daha önemli. Ama mühendislik zekasına her zaman saygı duyulur. Yönetim kuralları değiştirirse, ister lehimize ister aleyhimize olsun, buna uyum sağlamak zorundayız.”
Wolff’a göre sıkıştırma oranı büyük bir performans farkı yaratmıyor. Tur başına birkaç ondalık ve 10-13 beygir iddialarını gerçekçi bulmuyor.
“Bu sadece birkaç beygir. İngiltere’de ‘a couple’ derler, yani iki ya da üç gibi. Bir grand prix boyunca büyük fark yaratacak bir şey değil.”
“Asıl mesele, nasıl bir emsal oluşturduğumuz. Yeni bir kuralın getireceği karmaşıklıklar neler olacak? Nasıl denetlenecek? Gerekirse nasıl ayarlanacak? Bu durum ADUO motor dengeleme sistemini nasıl etkileyecek?”
“Çünkü altı yarıştan sonra geride olduğunu düşünen herkes sıkıştırma oranına odaklanıp motoru tamamen farklı geliştirmeye başlayabilir. Altıncı yarıştan sonra değişiklik yapma ihtimali olduğunu biliyorsanız, sonuçları öngörmek imkansız hale gelir.”
Wolff’a göre asıl risk performans değil, belirsizliğin ve siyasi hamlelerin yaratacağı uzun vadeli sonuçlar.
tr.motorsport.com