Ferrari pilotu Charles Leclerc, partneri Alexandra Saint Mleux ile olan nişanını neden kamuoyuyla paylaştıklarını ve Formula 1’in getirdiği şöhretle özel hayat arasındaki dengeyi nasıl kurmaya çalıştığını anlattı.
2019 yılında Ferrari’ye katılmasıyla birlikte küresel ölçekte tanınırlığı hızla artan Leclerc, Formula 1’in Netflix belgeseli Drive to Survive ile popülerliğinin zirveye çıktığını belirtti. Monakolu pilotun bugün Instagram’da 22 milyondan fazla, X’te ise 3 milyonu aşkın takipçisi bulunuyor.
RACER’a verdiği röportajda Leclerc, 2018’de Sauber ile Formula 1’e adım attığı dönemde neredeyse kimsenin kendisini tanımadığını, Ferrari’ye geçişle birlikte bunun tamamen değiştiğini söyledi.
Şöhretle birlikte mahremiyetin bir kısmından ödün verdiğini kabul eden Leclerc, yine de durumdan şikayetçi olmadığını vurguladı.
“Sonuçta hayalini kurduğum takımda, sevdiğim işi yapıyorum ve her yerde inanılmaz bir destek görüyorum,” diyen Leclerc,
“Evet, biraz daha az mahremiyet var. Ama buna alışmayı ve hayatını daha iyi organize etmeyi öğreniyorsun. Olumlu yönleri o kadar fazla ki şikayet edemem,” ifadelerini kullandı.
Leclerc, 2 Kasım’da nişan haberini paylaşma kararlarını da bu çerçevede değerlendirdi. Bu kararı almalarının nedenini,
“Hayatımızdaki gerçekten güzel bir gelişmeyi takipçilerimizle paylaşmak istedik,” sözleriyle açıkladı. Ancak asıl zorlandığı noktanın, pistte yaşadığı duyguları eve taşıyıp taşımamak olduğunu da ekledi.
“Bazen sadece annenle vakit geçirmek, normal bir insan gibi yaşamak istiyorsun ve bu artık eskisine göre daha zor,” diyen Leclerc,
“Formula 1 hayatımın çok büyük bir parçası. Kötü bir yarıştan sonra eve üzgün dönüyorum, iyi bir yarıştan sonra daha mutlu. Ama tecrübeyle birlikte bu iki dünyayı ayırmayı öğreniyorsun. Her yarıştan sonra hedefim, iyi ya da kötü fark etmez, sıfırlanıp yeniden başlamak,” diye konuştu.
Leclerc’in açıklamaları, Formula 1 yıldızlarının pist dışındaki hayatlarında da sürekli bir denge kurma çabası içinde olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
tr.motorsport.com