Formula 1'de gelecek yıl yaşanacak kural değişiklikleri ve gelecek teknolojiler araçların performansı anlamında önem teşkil ediyor.
Formula 1’deki kural değişikliklerinin temelde iki nedeni vardır: İlk neden, teknolojik olarak çağın gereklerine uyum sağlamaktır. İkinci nedense, grid'de yer alan takımları birbirine yaklaştırmaktır. Yani zamanla performans anlamında rakipleriyle arasını çok açmış bir takım varsa onun önünün biraz kesilmesi amaçlanır.
2021 sezonu kural değişikliklerinin en temel amacı, arabaların yere basma kuvvetini azaltmak. Yere basma kuvvetini azaltmak, hem güvenlik hem de sporun gelişimi için bir mecburiyet. Çok yüksek yere basma kuvveti üreten arabalar lastikleri fazlasıyla zorluyor. İşin güvenlik boyutu, lastiklerin üzerindeki bu yükün azaltılmasıyla ilgili. Sporun gelişimiyle ilgili olan kısımsa, pist üzerindeki geçiş sayısının artırılmasını gerektiriyor. Bu kısa özetten sonra gelin, kural değişiklerine yakından bakalım.
Ağırlığın artırılması: Formula 1 arabalarının boş ağırlıkları (pilot dâhil, yakıt hariç) 746 kilogramdan 749 kilograma çıkarılıyor. Aslında yarış arabasının hafif olanı makbuldür. Bu nedenle takımlar genelde arabalarını kurallarda belirtilen ağırlıkların altında üretirler. Zorunlu olan minimum ağırlığa ulaşmak için de denge ağırlıkları (balast) kullanırlar. Her yarışta balastların yerleri değiştirilerek istenen dengeye ulaşılmaya çalışılır.
Ama bu sezondaki ağırlık artışı, tamamen motor üreticilerinin talebiyle gerçekleşti. Mevcut motorların ağırlıklarında üst sınır 145 kilogramdı. Yeni sezonda bu sınır 150 kilograma yükseltildi. Bazı motor üreticileri, mevcut motorların 145 kilogramlık ağırlık sınırını tutturabilmek için egzotik malzemeler kullanmak zorunda kaldıklarını belirterek ağırlık sınırının artırılmasını talep etti. Bu sayede hem dayanıklı hem de hafif olan çok pahalı malzemeler kullanmayı bırakabilecekler. Onun yerine yine dayanıklı, biraz daha ağır, fakat daha ucuz malzemeler kullanabilecekler.
Taban ve difüzör: Bir Formula 1 arabasında, yere basma kuvvetinin %55’ini difüzör ve taban birlikte üretir. 2021 sezonunda bu iki kapsamda değişiklik yapılarak yere basma kuvvetinde 10 puanlık bir düşüş yaratılmak isteniyor. Bunun için taban, arka lastiklerin önünde daraltılacak.
Resim 1
Ayrıca tabanda görmeye alışkın olduğumuz kesikleri (Resim 2) de göremeyeceğiz. Tabanda, arka lastiğin önündeki kesikler, tabanın üzerinden akan havayı arabadan uzaklaştırma görevi görür. Bu sayede düzenli akan havanın arka lastiklerdeki kirli havayla karışarak arka taraftaki dengeyi bozması engellenmiş olur. Bu kesiklerin diğer görevi, arabanın altından akan havayla arabanın etrafındaki hava arasında bir “hava perdesi” oluşturmaktır. Bu hava perdesi sayesinde arabanın etrafındaki kirli havanın yanlardan girerek arabanın altından akan düzenli havaya karışması engellenir. Böylece arabanın altından akan hava, kirli hava tarafından kesintiye uğramadan arkadaki difüzörden çıkar.
Resim 2: Tabandaki kesikler (kırmızı elips) ve oluşturdukları hava perdesi (kırmızı oklar)
Tabanın en önemli tamamlayıcısı difüzördür. Difözörün temel amacı, arabanın altından akan havanın mümkün olduğunca hızlı bir şekilde arabanın altından vakumlanmasıdır. Bu bölgede havanın ana çıkış kanalı arabanın simetri merkeziyle arasında 250 milimetre olacak şekilde kısıtlanarak hava çıkışının yavaşlatılması planlanmış. Ayrıca difüzördeki yönlendirici kanallar 50 milimetre daha kısaltılarak difüzörün yönlendirebildiği hava hacmi de azaltılmak istenmiş. (Resim 3)
Resim 3
Bu bölgede yapılan son değişiklik fren soğutma kanalları. Hatırlarsanız geçen yıl kopya skandalı da bu parçalardan patlamıştı. Bu kanallar, üzerlerinde yer alan kanatçıklar sayesinde uzun süredir fren soğutmaktan ziyade aerodinamik komponent olarak çalışıyordu. Özellikle arka lastiklerin etrafında konumlandırılarak arka lastiklerin yere bastırılmasında kritik öneme sahiplerdi. Önümüzdeki sezon bu kanallar da küçültülecek. (Resim 4)
Resim 4: Fren soğutma kanallarının sınırlanması
Lastikler: 2021 sezonunda lastikler değişiyor. Geçtiğimiz sezonlardaki hasarlar göz önünde bulundurularak lastiklerin daha dayanıklı olması hedeflendi. Takımlar ve pilotlar, Portimao’da, Bahreyn’de ve Abu Dabi’de denenen lastiklerden memnun olmadıklarını söyledi. Memnuniyetsizlik, aslında beklenen bir sonuçtu. Çünkü lastiklerin dayanıklı olması, çoğunlukla lastiğin sertleştirilmesiyle mümkündür. Sertleşme, lastiğin yüzeyle temasını azaltan bir etki yapar. Lastik yere basma etkisi altında ve virajlardaki yanal yüklerde daha az esner ve zeminle teması yumuşak lastiklere göre daha az olur. Daha az temas, virajlarda daha az sürtünme kuvveti, dolayısıyla daha fazla kayma demektir. Daha fazla kayma da daha düşük viraj hızları anlamına gelir.
Bu nedenle her hafta sonu seyrettiğimiz yarışlarda, genellikle lastikler sertleştikçe tur dereceleri artar. Pirelli, yeni lastiklerle hem ön hem de arka lastiklerdeki basınçları azaltacağını duyurdu. Yani daha düşük lastik basıncı belirleyerek lastiklerin yerle temas yüzeyini artırmayı planlıyorlar. Ne kadar işe yarayacak, göreceğiz.
Bakalım yapılan tüm bu değişiklikler Formula 1 yarışlarını daha çekici hâle getirmeye yetecek mi?
Fırat Keskin