2022 Formula 1 sezonunun sondan bir önceki yarışına bu yazıyla hazırlanalım mı?
Merhabalar,
2022 Formula 1 sezonunun sondan bir önceki virajındayız. Eskiden sıklıkla şampiyonaların belirlendiği pist olan Brezilya'ya gelindiğinde her iki şampiyona da bitmiş durumda.
Yine de değişken hava koşullarıyla her zaman heyecanlı yarışlar sunan Brezilya GP'si izlemeye ve uykusuz kalmaya değer bir yarış.
Selamlar,
Fırat Keskin
Brezilya eski dönemde şampiyonaların sıklıkla belirlendiği, heyecan verici bir pistti. Bu hafta bizi neler bekliyor, kısaca anlamaya çalışalım.
Formula 1’in 2022 sezonunda sondan bir önceki virajdayız. Bitmez gibi görünen koskoca sezonu yedik bitirdik. Şampiyonluk düğümü sezonun ilk yarısında çözülmüştü. Bunu o dönemki yazılarımda ve yayınlarımda belirtmiştim. Yani ikinci yarıda şampiyonluk heyecanı yoktu. Ama yine de seyretmekten çok keyif aldığımız bir sezon oldu. Taraftar ile spor sever olmak arasındaki fark da burada ortaya çıkıyor. Taraftarken takımınız kazandığında mutlu oluyorsunuz; spor severken sporun varlığından keyif alıyorsunuz.
Formula 1 takviminin değişmezlerinden olan Brezilya, coşkulu taraftarları ve değişken iklimiyle seyir keyfi yüksek yarışlardandır. Benim kendi adıma seyrettiğim en yetenekli pilot ve en saf kan yarışçı olan Ayrton Senna’nın ülkesi olması nedeniyle de ayrıca sempati duyduğum bir pist.
Sprint yarış bu hafta sonu aramıza dönüyor. Sprint yarış nedeniyle tüm hafta sonunun programı değişecek. Şöyle ki:
Cuma gecesi 22:00 : Sıralamalar
Cumartesi gecesi 22:30 : Sprint Sıralama
Pazar gecesi 21:00 : Yarış
Bu kısa girişten sonra pisti tanıyarak hafta sonu bizleri neler bekliyor olabilir, kısaca inceleyelim.
Pistin Karakteristiği
Pistin karakteristiği nasıl? Hangi lastikler tercih edildi? Araçların ayarları nasıl olmalı?
Pistin karakteristiği
Brezilya, 4.309 m uzunluğuyla takvimin en kısa pistlerinden biri. Brezilya’yı, diğer kısa pistlerden biri olan Avusturya’ya benzetmek çok yanlış olmaz. Avusturya ile benzer rakımda (ortalama 760 metre) olmasının yanında aynı Avusturya gibi hızlı bir pist. Yine Avusturya’ya benzer şekilde inişli çıkışlı yapısını pilotlar çok seviyor.
Toplam 15 virajdan 10 tanesi sağ 5 tanesi de sol viraj. Viraj sayısı çok gibi görünse de 4 viraj tam gaz geçildiği için pilotların fark yaratabileceği aslında sadece 11 viraj var. Fakat bu 11 virajın tamamı çok teknik. Pilotlar farklı çizgiler izleyerek geçiş için avantaj sağlayabiliyor ve/veya aracının ayarlarına göre çizgi seçerek zaman kazanabiliyor.
İlk sektör ve son sektörün çoğu düzlüklerden oluşuyor. Yarıştaki iki DRS bölgesi bu sektörlerde. İlk sektörde düzlükler dışında 1, 2 ve 3. virajlar var. “Senna S” olarak adlandırılan bu viraj kombinasyonu aşağı yönlü eğimli olması nedeniyle de çok keyifli. Eğim nedeniyle sol ön lastiğin zaman zaman zeminle temasının kesildiğini göreceğiz. Son sektördeyse 4 viraj var. Fakat bu 4 virajın 3’ü tam gaz geçildiği için bu sektörde aslında tek bir viraj varmış gibi düşünebiliriz. Yani son sektörü de aynı ilk sektör gibi uzun bir düzlük tanımlıyor diyebiliriz. İkinci sektörse tamamen virajlardan oluşuyor. Pistte fark yaratılan 11 virajın 8’i bu sektörde.
Yukarıda belirttiğim gibi iki DRS bölgesi var. İlk DRS bölgesi start düzlüğünde, ikinci DRS bölgesiyse 3. virajdan hemen sonra. Pistin en uzun düzlüğü olan start düzlüğü 673 metre gibi görünüyor. Fakat start finiş düzlüğünden önceki 3 viraj tam gaz geçildiği için bu bölüm de uzun düzlüğe dahil edilerek düşünülmeli. Böyle bakıldığında start düzlüğünün 1.000 metreden uzun olduğunu söyleyebiliriz.
Uzun iki düzlüğe sahip olduğu için Brezilya pistinin tam gaz geçilme oranı %75’e yakın. Tam gaz geçilme oranı, ortalama 760 metre rakımla birleşince motorlar mekanik olarak zorlanıyor. Tur başına 40 – 45 defa vites değişimi yapıldığı için normal şartlarda şanzımanın çok zorlanması beklenmez. Ama yine rakım etkisiyle soğutma zor olacağı için bazı mekanik arızalar görebiliriz.
Brezilya, DRS bölgeleri dışında geçişe çok müsait olmayan bir pist. Hatta zaman zaman fazlasıyla dar. Dar olmasına ek olarak bariyerlerin çoğu noktada piste çok yakın olması da riski artırıyor. Pist, hata yapan pilotu anında cezalandıran bir yapıda.
Lastikler
Pirelli'nin bu sene Brezilya’ya getirdiği lastikler 2021 sezonuyla aynı; C2, C3 ve C4.
Brezilya’da yanal yükler sadece 2. sektörün bir kısmında mevcut. Dikey yüklerse sadece iki noktada etkili. Tüm yükler kısa süreli olduğu için üstlerine binen yükler açısından lastiklerin çok zorlanmayacağını söyleyebiliriz. Fakat Brezilya’da belki başka bir sorundan bahsedebiliriz. Tamamen virajlardan oluşan ikinci sektörde kısa bir düzlük dahi yok. Düzlüklerde lastikler soğur ve böylece aşınma kontrol altına alınır. Ama Brezilya’daki 2. sektörde virajların peş peşe gelmesi ve hiç düzlük olmaması lastik sıcaklıklarını artıran bir parametre. Lastik sıcaklıkları, trafikte kalındığında ve/veya pist sıcaklıklarının yüksek olması durumunda daha da artıyor. Bu da lastik dayanımını önemli oranda olumsuz olarak etkiliyor. Yarışın çekişmeli/tempolu olması durumunda pilotların lastiklerini aşırı zorlamaları da lastik kullanımının belirsizliğini artırıyor.
18 inç lastiklerle burada ilk defa yarışılacağı için strateji tahmini yapmak da zor. Bir de yağmur beklentisini eklediğimizde strateji konusu daha da zorlaşıyor. Brezilya’da neredeyse her yarışta güvenlik ve sanal güvenlik aracı beklenmesi, lastik tahminlerini ve stratejileri iyice çıkmaza sokuyor.
Ayarlar
Yere basma kuvveti üretirken önemli girdilerden biri havanın yoğunluğu. Rakımı yüksek pistlerde havanın yoğunluğu azaldığı için yere basma kuvveti üretmek daha zor. Takımlar bu zorluğu aşmak için deniz seviyesine yakın pistlerde kullandıklarından daha büyük kanatlar kullanırlar. Brezilya'da da öyle olmasını bekleyebiliriz. Fakat Brezilya'daki havanın yoğunluğunun Meksika kadar az olmadığını yeri gelmişken vurgulamam lazım. Meksika’da havanın yoğunluğu %80 civarındayken Brezilya’da %90 seviyelerinde. Yani Brezilya'da yere basma kuvveti üretmek Meksika kadar zor değil.
Ön süspansiyon parçaları. Bunlara ek olarak ayar pullarıyla ön süspansiyon yükseklikleri ayarlanıyor.
Diğer bir nokta da motorların ve diğer mekanik kapsamların ince havadaki performansı. Meksika GP’sinde de belirttiğim üzere içten yanmalı motorlardaki yanmada önemli bir rol oynayan oksijen bu hafta yine az. Bu nedenle mühendisler özellikle motor haritalamasını değiştirerek turbo milinin devir ayarlarını en az güç kaybına neden olacak şekilde ayarlayacaklardır. Turbo milinin devir sayısının ayarlanması motor performansında belirleyici olacaktır. Ve tabii dayanıklılığında da. Performans ve dayanıklılık arasındaki ince çizgiyi yakalayan takımlar avantaj sahibi olacaklardır.
Yine ince havayla ortaya çıkan diğer sorun soğutma. Motor soğutması, fren disklerinin ve balatalarının soğutması, şanzımanın soğutması, hidrolik ve diğer sıvıların soğutması burada da sorun olacak. Bu nedenle Meksika’dakiler kadar büyük olmasa da büyük soğutma mazgalları görmemiz olası.
3 viraj yüksek hızda dönülüyor. Özellikle peş peşe gelen 6 ve 7 numaralı virajlarda sert süspansiyon ayarı önemli. Ama geçmiş sezonlarda 6 ve 7 numaralı virajların olduğu bölgede zemin dalgaları mevcuttu. Dolayısıyla sert süspansiyon ayarı yapılan araçlar bu bölgede fazlasıyla tabanlama yaşar. Yüksek hızlı virajlarda araçların zıplaması viraj performansını olumsuz etkiler. Ayrıca uzun start düzlüğünün de zemini dalgalı. Start düzlüğündeki yüksek hızlarda pilotlar tabanlamanın etkisini hissedecektir. Sonuç olarak sert süspansiyon ayarları gerektiren virajlar olmasına rağmen zemin koşulları, takımları farklı ayarlara zorlayabilir. Son olarak bu pistteki kerb’ler de Meksika kadar alçak değil. Bu durum da sürüş yüksekliği ve süspansiyon sertliği ayarlarını etkileyecek. Kerb kullanımı için süspansiyonların biraz yumuşatılması gerekebilir. Bu pistte yüksek hızlı yön değişimlerinin olmaması süspansiyon sertlikleri (daha yumuşak ayarlanmaları) konusunda takımların elini biraz rahatlatabilir.
Arabaların ayarlarına ek olarak pilotların da ayarları önemli. Hava ince, oksijen az olduğu için pilotlar fiziksel anlamda zorlanıyor. Ayrıca genellikle aşırı yüksek seviyede seyreden nem de pilotların performansına olumsuz etki ediyor.
Favoriler
Sonuca gelecek olursak, favoriler kimler olabilir?
Hafta sonunun favorisi yüksek rakımda iyi çalışan Honda motoruna sahip Red Bull. Red Bull, şasi olarak da en iyi araç. Aerodinamik verimlilikleri deniz seviyesindeki pistler kadar önemli olmasa da genel anlamda en iyi araba Red Bull.
Ferrari’nin bu hafta eski yerine, ikinci sıraya dönebileceğini düşünüyorum. Meksika’daki ayar hatalarını tekrarlamazlarsa burada iddialı olurlar. Brezilya, turboyu geçen yarış kadar kısmalarını gerektirecek rakımda değil. Turboyu açarak iddialı olacaklardır. Sainz’ın yeni bir içten yanmalı motora geçeceği konuşuluyor. Bu değişiklik yapılırsa Sainz ceza alacak. Bu ceza onun ve Ferrari’nin adına yarışın sonucuna olumsuz etki edebilir.
Mercedes’in artık güçlü bir üçüncülüğe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu hafta sonu rakım azalıyor. Rakımın azalmasıyla araçların sürüklenme değerleri yeniden önem kazanıyor. En yüksek sürüklenmeye sahip araçlardan biri olan Mercedes bu durumdan olumsuz etkilenecektir. Bu sebeplerle Meksika kadar güçlü görünmelerini beklemiyorum. ABD’de getirdikleri güncelleme paketinden biraz daha performans çıkarabilirlerse küçük bir ihtimal ön sıraları zorlayabilirler.
Alpine – McLaren çekişmesinde Alpine daha iyi araba. Alpine, aynı zamanda daha dayanıksız taraf. Alpine dayanıklılık sorunları yaşamazsa McLaren’ın önünde olmalarını bekleyebiliriz. Bu iki takımın çekişmesi pilotlar açısından da heyecan verici. Eğer Ricciardo Meksika’daki performansını tekrar edebilirse bu gruptaki mücadele kızışabilir. Biz de bundan keyif alırız.
Alfa Romeo son güncellemelerden sonra parlıyor. Gerçekten iyi bir orta sıra arabası haline dönüştüler. Meksika’da sıralama performansları süperdi. Ama yarışta kötü start ve yanlış strateji nedeniyle arkalarda kaldılar. Bu hafta sonu yaptıkları hataları tekrarlamazlarsa iyi bir sonuç alabilirler. Peki McLaren’a rakip olabilirler mi? Sanmıyorum, ama olurlarsa şaşırmam.
Orta sıralardaki joker takım Alpha Tauri olabilir. Honda motoru, Belçika’dan itibaren pistin en güçlüsü. Ek olarak Honda’nın ince havada geleneksel olarak daha iyi performans gösterdiği düşünüldüğünde avantajları artacaktır. Honda’nın performans avantajının Alpha Tauri’nin orta sıraları karıştırmasına yetip yetmeyeceğini takip ediyor olacağız.
Aston Martin sezonun ikinci yarısında çok iyi puanlar topladı. Meksika’da ayakları takıldı ve beklediklerini alamadılar. Brezilya yapısal olarak onlara uyması gereken bir pist. Puan barajına dahil olabilirler.
Sezonun istikrarsız iki takımı Haas ve Williams yine son sıralarda olurlar diye tahmin ediyorum. Ama bu sezon pek çok kez sürpriz gördük, yine görebiliriz. Mick Schumacher için zaman daralıyor. Bu yarışı takım arkadaşının önünde bitirmeye ihtiyacı var. Hatta belki puan almaya.
Brezilya değişken havasıyla genellikle sürprizlere açık yarışlara sahne olur. Umarız bu hafta sonu da bol sürprizli bir sprint sıralama ve yarış seyrederiz.
ffrrtt