Formula E’nin üçüncü yarışında, Aralık 2014’te Uruguay’ın lüks sahil beldesi Punta del Este’de, padokta tanıdık bir isim sessizliğe kulak kesilmişti. Henüz çadırdan bozma garajların ve oturmamış bir organizasyonun hâkim olduğu Formula E, o dönemde ulusal seviyedeki motor sporlarından pek de farklı görünmüyordu. Yine de Jean Todt’un desteği, güçlü takımların varlığı ve kaliteli pilotların katılımı, bu özel ziyaretçinin 18 saatlik yolculuğu göze almasına neden olmuştu.
O sırada Red Bull’un motor sporları danışmanı olan Helmut Marko, padokta gezinirken, bu haberi kaleme alan isim ve DAMS’ın kurucusu, motor sporlarının unutulmaz figürü Jean-Paul Driot ile sohbet etti. “Bunca yolu sadece yeni bir şeye bakmak için mi geldiniz?” sorusuna Marko, kendine has alaycı tavrı ve küçümseyen gülümsemesiyle, “Tatil yapıyorum,” yanıtını verdi.
O dönem, Marko’nun Red Bull yönetimine, Christian Horner da dahil olmak üzere, Formula E’nin şirkete uygun bir platform olmadığı yönünde rapor verdiği ve Red Bull’un odağını, o sıralar Formula 3’ten yeni çıkmış ve Formula 1 pilotluğuna hazırlanan Max Verstappen ile birlikte önümüzdeki on yıl boyunca Formula 1’de üstünlüğünü yeniden inşa etmeye çevirdiği konuşuluyordu.
Bugün ise tablo değişmiş durumda. Marko ve Red Bull’un eski kadrosunun büyük bölümü artık takımda değil. Formula 1, tarihinde hiç olmadığı kadar elektrikli teknolojilere yakınken, bir Formula 1 takımının Formula E’de teknik bir varlık göstermesi mantıklı bir adım olabilir.
Red Bull ile Formula E arasında doğrudan bir bağlantı olmasa da, Red Bull takım patronu Laurent Mekies’in eşi Maria’nın 2021’den bu yana Formula E’nin sürdürülebilirlik danışmanı olması ve Julia Palle ile yakın çalışması, dolaylı bir temas noktası oluşturuyor.
Formula E CEO’su Jeff Dodds, The Race’e yaptığı açıklamada, Red Bull gibi bir Formula 1 takımının Formula E’de pay sahibi olmasının şu an için mantıklı olabileceğini belirtti. Dodds, “Laurent’i iyi tanıyorum, her zaman görüşmeler oluyor ve konuşuyoruz,” dedi.
Dodds, “10 yıl önce Red Bull olarak bu şampiyonaya bakmış olsaydınız, belki de çok heyecanlanmazdınız çünkü araçlar çok iyi değildi,” ifadelerini kullandı.
Ancak günümüzde durum farklı. Formula 1 takımları, Formula E ekiplerinden birçok mühendisi kadrosuna kattı ve Norman Nato, Nick Cassidy, Jake Dennis ve Jake Hughes gibi pilotlardan elektrikli araç teknolojileri konusunda destek aldı. Elektrifikasyonun F1’de giderek daha önemli hale gelmesiyle, bilgi paylaşımı ve inovasyonun çapraz geçişi için Formula E ile iş birliği yapmak her zamankinden daha cazip hale geldi.
Dodds, “Gen4 ile gireceğimiz dünya çok farklı,” diyerek şunları ekledi: “Bu araç yarış şartlarında gerçekten 200 mil/saat (yaklaşık 322 km/sa) hıza çıkacak, muhtemelen tur başına 8-10 saniye daha hızlı olacak. Farklı bir teklif gibi hissediliyor. Eğer Red Bull’un bu şampiyonaya ilgisi varsa, Gen4’ün gelişiyle bu ilgi daha da artacaktır.”
Şu ana kadar Red Bull veya başka bir Formula 1 takımının Formula E takımlarıyla iş birliği yapmak istediğine dair kamuoyuna açıklanmış bir bilgi yok. Ancak bağımsız birçok takım ile resmi ya da arka planda ortaklık kurmak mümkün.
Mercedes Yüksek Performans Güç Ünitesi departmanı geçmişte kısa süreliğine Mahindra ile çalışmış ve Mercedes EQ projesinde yer almıştı. Red Bull ise uzun süre Honda ile iş birliği yaptı ancak Honda’nın Formula E veya tamamen elektrikli motor sporlarına ilgisi bulunmuyor.
Son dönemde, Red Bull özelinde olmasa da, Formula 1’in bir Formula E takımına yatırım yapabileceği yönünde bazı söylentiler gündeme geldi.
2026 için yapılacak bütçe sınırı değişiklikleri, şimdilik Formula 1 takımlarının ek projelere veya iştiraklere yönelmesini zorlaştırıyor. Ancak F1 takımları, ana yarış faaliyetlerinden bağımsız olarak teknik alanlarını geliştirecek fırsatlar bulmakta oldukça yetenekli olduklarını kanıtladılar.
Red Bull’un Formula E’ye dahil olması mümkün mü? Elbette mümkün, asıl soru bu iş birliğinin nasıl şekilleneceği. Şu an için en mantıklı senaryo, teknik bir iş birliği gibi görünüyor. Ancak Red Bull’un Ford ile olan ortaklığı ve Ford’un Formula E’de yer almaması nedeniyle, bu iş birliği büyük olasılıkla bağımsız bir takım üzerinden gerçekleşebilir. Bu noktada Envision, Penske, Andretti veya Kiro, olası Formula E partnerleri arasında öne çıkıyor.
Bu takımların her biriyle dolaylı bazı bağlantılar da dikkat çekiyor: Envision, bu sezon ve gelecek sezon için Sebastien Buemi ile sözleşme imzaladı; Penske’yi, bir dönem Toro Rosso’da çalışan Phil Charles yönetiyor; Andretti’nin yıldız pilotu Jake Dennis, aynı zamanda Red Bull’un F1 simülatöründe çalışıyor; Kiro ise kadrosunda Pepe Marti’yi barındırıyor ve Marti’nin Red Bull İspanya ile anlaşması bulunuyor.
Şu an için bu bağlantılar somut bir iş birliği anlamına gelmese de, Formula E, Formula 1 takımları için hiç olmadığı kadar cazip bir platform haline gelmiş durumda.
Güncel ve Gelecek Red Bull Formula E Pilotları
Red Bull’un Formula E’ye resmi veya doğrudan bir ilgisi olmasa da, markanın logosu Formula E’de yarışan bazı pilotların kasklarında yer aldı.
Formula E ayrıca kısa süreliğine Red Bull Media House’un Brand Studio Sports birimiyle stratejik bir medya ortaklığı kurmuş, bu ortaklık Formula E’nin Almanya, Avusturya ve İsviçre’deki bilinirliğini artırmayı hedeflemişti. Bu iş birliği geçen yıl sona erdi.
Sebastien Buemi, Formula E pilotları Antonio Felix da Costa, Jean-Eric Vergne ve Dan Ticktum gibi Red Bull Genç Sürücü Programı’nın bir parçasıydı. Buemi, Toro Rosso ile 55 grand prix startı aldı ve halen Red Bull F1 takımında simülatör pilotu olarak görev yapıyor. Ayrıca kaskında Red Bull logosu da taşıyor.
Eski Red Bull F1 pilotu Yuki Tsunoda, Mart 2024’teki ilk Tokyo E-Prix’sinde Formula E’nin davetlisi olarak padokta yer aldı. O dönemde Racing Bulls takımında yarışan Tsunoda’nın, Formula E CEO’su Dodds ile düzenli temas halinde olduğu ve bu sezon başka bir yarışta daha görülebileceği belirtiliyor.
Kısa süre önce Red Bull Genç Sürücü Programı’ndan ayrılan Tim Tramnitz, bu yıl başında Gen4 Stellantis geliştirme aracını test etti ve başlangıçta Opel koltuğu için değerlendiriliyordu. Ancak geçen ay fabrika BMW takımıyla anlaşma imzalamasının ardından bu ihtimalin azaldığı düşünülüyor.
Gen4 ile birlikte Formula E’nin, Formula 1’e yakın isimler için çok daha cazip hale gelmesiyle, yakın gelecekte Red Bull destekli bir pilotun önce Gen4 aracıyla testlere katılması ve ardından Formula E’ye adım atması ihtimali daha da güçlenmiş durumda.
trf1.net