Mercedes, 2026 Formula 1 Dönemine Güçlü Başlangıç Yaptı: Sorunlar Aşıldı mı?
Formula 1’in 2026 sezonuna yönelik belirsiz tabloyu aydınlatan ilk izlenimler ve veriler, Mercedes’in yeni döneme etkileyici bir başlangıç yaptığını ve özellikle yer etkisi döneminde yaşadığı sorunlardan kaçındığını ortaya koyuyor.
Geçtiğimiz yıl, pistte yeni araçlar henüz yer almadan Mercedes’in favori olarak gösterilmesi sıkça konuşuluyordu. Ancak o dönemde kimse net bir bilgiye sahip değildi; genel kanı, Mercedes’in özellikle güç ünitesi geliştirme konusunda en iyi konumda olduğu yönündeydi.
Artık W17 ve Mercedes’in yeni güç ünitesi pistte test edildi ve takımın geçtiğimiz hafta Barcelona’da gerçekleştirdiği testlere dair geri bildirimleri netleşti. Bu olumlu izlenimler daha da güçlendi.
Hem araç hem de güç ünitesiyle ilgili ilk açıklamalar oldukça cesaret verici. En dikkat çekici yorum ise George Russell’dan geldi. Russell, takım patronu Toto Wolff’un sözlerini aktararak, yeni araç için “bir felaket değil” ifadesini kullandı ve Wolff da bu yorumu doğruladı.
Her ne kadar bu açıklama esprili bir dille yapılsa da, altında ciddi bir mesaj yatıyordu. Russell, testlerin bu kadar erken aşamasında dahi bir sorun olup olmadığının anlaşılabileceğini belirtti. Mercedes, testlerin başında olumsuzlukların belirginleştiği bu süreçte, sorunlardan kaçındığı konusunda oldukça emin görünüyor.
Mercedes’i en çok memnun eden ise aracın güvenilirliği ya da pistteki ilk performansı değil. Zira bu aşamada tur zamanları yanıltıcı olabiliyor ve kat edilen mesafe tek başına yeterli veri sunmuyor.
Asıl önemli olan, aracın verdiği his ve elde edilen verilerin beklentilerle ne kadar örtüştüğü. Mercedes’in elindeki en güvenilir bilgi de bu.
Bu noktada, işler önceki yer etkisi dönemine kıyasla çok daha olumlu görünüyor.
2022’den 2025’e kadar, Mercedes personeli sık sık “aracın teorik potansiyeli bu kadar, ama pistte bambaşka davranıyor” şeklinde açıklamalar yapıyordu. 2022 sezonunun başında beklenmedik sorunlarla karşılaşan Mercedes, bu yıl beklentileri daha temkinli yönetmek istiyor.
Russell, Mercedes’in bu yıl “çılgınca bilinmeyenler veya öngörülemeyen sorunlar” yaşamayacağından emin olduklarını söyledi. Ancak, öngörülemeyen sorunların doğası gereği, önceden tahmin edilemeyeceğini de vurguladı.
Mercedes’in Barcelona’dan bu kadar olumlu ayrılmasının nedeni de bu. Araç, beklendiği gibi tepki verdi; aerodinamik performans, simülasyonlarla örtüşüyor ve aracın pistteki davranışı, sanal ortamda elde edilen verilerle büyük ölçüde uyumlu. Kimi Antonelli, pistteki hissiyatın simülatörden “biraz daha iyi” olduğunu belirtti.
Russell da bu uyumun, Mercedes’in son şampiyonluk sezonu olan 2021’den bu yana gördüğü en iyi seviyede olduğunu ifade etti:
“Araç, beklediğimiz gibi tepki verdi. Aerodinamikten elde ettiğimiz veriler, simülatörde gördüklerimizle örtüşüyor. Aracın pistteki davranışı, simülatördeki hissiyatla aynı. Bunu, takım olarak 2021’den beri bu kadar net yaşamamıştık. İstediğimiz tüm kutuları tek tek işaretliyoruz.”
Russell, aracı “sınırlarına kadar zorladığını” belirterek, elde edilen olumlu verilerin aracın aşırı temkinli kullanılması nedeniyle ortaya çıkmadığını düşündüklerini ifade etti. Yani, Mercedes’in erken dönemde elde ettiği olumlu izlenimlerin, aracın gerçek potansiyelini yansıttığına inanılıyor.
Elbette, Barcelona’daki W17’nin nihai versiyonu olmadığı ve ayar optimizasyonu ile güç ünitesinin performansı daha hassas dengelere oturduğunda, pilotların hoşuna gitmeyen ya da takımın geliştirmesi gereken unsurların ortaya çıkacağı belirtiliyor.
Russell’ın, aracı en baştan itibaren “sınırlarına kadar zorladığını” söylemesi, erken dönemde büyük bir uyumsuzluk ya da belirgin bir sorun olmadığını gösteriyor. Bu da Mercedes’in, önceki dönemde yaşadığı zorlukları geride bıraktığı ve yaptığı yatırımların karşılığını almaya başladığı anlamına gelebilir.
Toto Wolff ise, “Simülasyon ve korelasyon çalışmalarına yaptığımız ön yatırımın faydasını göreceğiz. Ancak öğrenme eğrisi dik olacak. Diğer takımların ne yaptığına bakınca daha iyi anlayacağız. Ferrari ve Red Bull’un Barselona’da enerji yönetim tarzları bizden farklıydı, daha iyi ya da kötü değil, sadece farklıydı. Diğerlerinden öğrenmek, daha fazla tur atmak ve yarışlarda yaşanacak zorluklar bize yeni şeyler gösterecek. Belki de hızlı tur için haritalama yaptık ama yarışta geride kalabiliriz. Sonuçta, araçtaki ve mühendislik tarafındaki en zeki isimler kazanacak” ifadelerini kullandı.
Temkinli ve Şüpheci Yaklaşım
Mercedes’in özgüveni ve iyimserliği, beklentilerinin kendilerini yanıltmasından çekindikleri için şimdilik sınırlı kalıyor.
Wolff, yeni kurallardan dolayı heyecanlı olduklarını ve “aracınız hızlıysa sabahları daha mutlu uyanırsınız” diyerek takımın genel olarak mutlu olduğunu belirtti. Ancak, “pek çok kişinin düşündüğünün aksine, net bir performans tablosu yok” diyerek, kendisinin “bardağın yarısı boş” yaklaşımında olduğunu ve Mercedes’in şampiyonluk için iddialı bir pakete sahip olduğundan “temkinli ve şüpheci” olduğunu da vurguladı.
Aracın dünya şampiyonluğu kazanıp kazanamayacağı sorusuna ise Russell, “bunu söylemek için çok erken” diyerek, “Çok güvenilir bir test geçirdik. Ancak, aracın beklentileri karşılayıp karşılamadığını görmek için beklememiz gerekecek” dedi.
Yine de Mercedes, testlerin ilk haftasındaki memnuniyetini gizlemiyor. Üç günlük testin tamamlanmasının özel bir ödülü olmasa da, araç o kadar sorunsuz çalıştı ki Mercedes’in günler arasında hazırlık için ekstra zamana ihtiyacı olmadı ve elde edilen verileri değerlendirmek için fazladan 24 saat kazandı.
Russell, testin güvenilirlik ve akıcılık açısından “beklentilerimizi aştığını” söyledi. Geçen hafta tüm üreticiler için ana hedef güç ünitesinin doğrulanmasıydı. Mercedes güç ünitesi programının başındaki Hywel Thomas, testte “koşmadık ama yürümeyi başardık” diyerek, potansiyelin henüz tam kullanılmadığını belirtti.
Bu durum, Mercedes’in neredeyse tüm padokta bıraktığı etkiyi göz önüne alındığında, önümüzdeki iki Bahreyn testinde daha yüksek tempolu sürüşler görebileceğimiz anlamına geliyor. Takım, sezonun başlangıcı için her şeyin “eksiksiz ve kusursuz” olmasını hedefliyor.
Güç Ünitesinde Avantaj
Barcelona’da çoğu takım ve üretici açısından güvenilirlik oldukça etkileyiciydi. Bu nedenle, “sadece Mercedes’in güç ünitesi sorunsuz çalıştı ve açık ara önde” gibi bir tablo gerçekçi değil.
2014’te yeni hibrit güç üniteleriyle yaşanan felaket başlangıcın aksine, bu yıl hemen herkes İspanya’da sorunsuz turlar atmayı başardı. Mercedes teknik direktörü James Allison da, “Kırmızı bayraklar ve dumanlara hazırdık ama herkes şaşırtıcı derecede sorunsuz çalıştı” diyerek bu duruma dikkat çekti.
Bu da, takımların sezon başında “her şeyi tel zımba ve bantla bir arada tutmaya çalışmak” yerine performansa odaklanmasını sağlıyor. Yani, yeni güç ünitelerinden en iyi verimi almak bu yıl daha da önemli hale geliyor.
2026 için fabrika takımlarının bu aşamada doğal bir avantaja sahip olduğu yönünde ilk işaretler var. Çünkü güç ünitelerini en iyi nasıl kullanacaklarını en erken aşamada en iyi anlayanlar onlar.
Çok daha fazla elektrik gücünün devreye gireceği ve bataryaların maksimum şarj-deşarj için çok daha yoğun çalışması gerekeceği yeni 2026 Formula 1 dönemi, pilotlar ve takımlar için güç ünitesi yönetiminde stratejik olarak çok daha büyük bir zorluk yaratacak.
Bu da, şu an için en fazla veriye en erken ulaşan ve aracını buna göre tasarlayan Mercedes gibi takımların avantajına. Geçen hafta hazırlık açısından en iyi görünen takımların Mercedes, Ferrari ve Red Bull olması tesadüf olarak değerlendirilmiyor.
Russell, bataryayı maksimum şarj etmek için gereken tekniklerin henüz “biraz sürpriz” olduğunu, bu nedenle bugün en çok çalışanların sezon içinde avantajlı olacağını düşünüyor.
Bu anlamda, Mercedes’in diğer takımlara göre çok daha fazla tur atması potansiyel bir avantaj olarak görülüyor. Ancak, Mercedes cephesinde kimse hiçbir şeyin garanti olmadığının altını çiziyor; bu paketten alınacak daha çok şey var.
Russell, “Kesinlikle hâlâ geliştirecek alanımız var. Her yeni nesil ya da yeni araçta, ilk günden her şeyin mükemmel olmasını bekleyemezsiniz. Testler beklentilerimizi aştı ama bu her şeyin kusursuz olduğu anlamına gelmiyor. Hâlâ sınırları zorluyoruz, özellikle yeni güç ünitesini anlamaya çalışıyoruz; çünkü bu, pistte ilk kez denediğimiz bir üniteydi ve geliştirecek alan var. Rekabetçi bir sezonda, ilk birkaç takım arasındaki fark bir-iki ondalık saniyeye iniyor. Bu test günlerinden sonra, o ondalığın hangi tarafında olduğumuzu kestirmek imkânsız” dedi.
trf1.net