Bahreyn yarışında bariyerlere çarpan ve aracının alev almasıyla herkesi korkutan Romain Grosjean’ın bu büyük kazadan sağ salim kurtulması sadece bir mucize mi?
Pilotların, yarış arabalarının ve izleyicilerin güvenliği, yarışlar düzenlenmeye başladığından bu yana motor sporlarının en kilit konularından biri olmuştur. 80’lere kadarki teknolojik gelişmeler son derece kısırdı. Bu nedenle neredeyse her sezonda pilotlar ölmüş veya yaralanmıştı. 1981 yılında ise modern yarışların temelini atan ve motor sporlarının en devrimsel buluşlarından olan karbon fiber monokok şasilerin üretilmesiyle beraber Formula 1 pilotlarının kaderi de değişti.
Karbon monokok şasinin üretilmesinden sonra 1982-1994 dönemi arası bu anlamda sakin geçmiştir. (1986’da Elio de Angelis’in test sırasında ölümü dışında.)
1994 yılı, Roland Ratzenberger ve Ayrton Senna’nın ölümüyle, uzun yıllar sonra büyük bir hayal kırıklığıydı. 1994 yılından sonra, teknoloji anlamında çok büyük değişim olmasa da daha sıkı denetlenen kurallar sayesinde yeniden güvenli bir döneme girildi; 2014 yılında, Jules Bianchi’nin vefat ettiği kazaya kadar.
Bahreyn’deki F1 yarışı, uzun yıllardır yapılan güvenlik çalışmalarının ne aşamaya geldiğini anlamamız bakımından önemliydi. Romain Grosjean’ın kazası, aynı zamanda Halo etrafında dönen tartışmalara da son noktayı koymuş oldu.
Halo ilk çıktığı yıllarda, “Acaba genç yetenek Jules Bianchi’nin döneminde Halo olsaydı, Jules aramızda olur muydu?” sorusuna yanıt aramıştık. Bu soru da yanıtlanmış oldu.
Bahreyn’de, 27 saniye sonra Grosjean’ın alevlerin içinden kendi başına kurtuluşu izlendiğinde, herkes durumu mucizevi olarak gördü. Bu bakış açısı yanlıştı. Evet olayın içinde mucize de var, kötü gidebilecek çok şey olabilirdi. Metal bariyerler eğilmiş, Grosjean’ın yaşam hücresi eğilen bariyerlerin içine saplanmıştı. Bu sırada şans eseri bariyer, Grosjean’ın arabadan çıkışını engellemeyecek bir açıda eğilmişti. Eğer bariyer arabanın çıkışını kapatacak bir yerde olsaydı, Grosjean’ı çıkarmak için yangını tamamen söndürmek gerekecekti. Şu anda dahi sırtında ve ellerinde ikinci derece yanıklar taşıyan Grosjean, çok daha ağır yaralanabilirdi.
Fakat metal bariyer konusundaki şans bir kenara bırakıldığında, bu kurtuluşun nedeni arabalardaki gelişmiş güvenlik elemanları. Bu elemanların malzemesi, tasarımı, testleri ve üretimleri üst seviyede teknoloji gerektiriyor. Şimdi, Grosjean’ı hayatta tutan bazı teknolojileri inceleyelim:
Karbon fiber monokok şasi: 1981 sezonu, F1 tarihinin önemli dönüm noktalarındandır. O sezonda karbon-fiber monokok şasiler ilk defa tanıtıldı. Karbon-fiber, metallere göre çok daha hafif, çok daha dayanıklı bir malzeme. Günümüzde şasilere, FIA tarafından uygulanan komplike testlerin neticesinde onay verilir. Bu testler temelde yaşam hücresinin üç bölgedeki dayanımını ölçer: Burun kısmı (front anti intrusion panel) ve her iki yanda bulunan kısım (side anti intrusion panel). Ölçümlerde, yaşam hücresinin çeşitli hızlarda (10 m/s, 14 m/s) önden ve yandan darbelere dayanımına bakılır. Ayrıca yaşam hücresi çeşitli bölgelerinden, her iki yandan sıkıştırılır. Bu sırada yaşam hücresinin belirlenen süreler boyunca istenen yüklere dayanması beklenir.
Halo, ilk tartışıldığı günlerde açık tekerlek yarışlarına (open wheel racing) bir darbe olarak görüldü. Sporun içindeki pek çok paydaş bu tarz bir korumanın açık tekerlekli arabalarla yarışmanın felsefesine aykırı olduğunu söylüyordu. Bir korumanın gerekli olduğunu düşünenlerse Red Bull’un tasarladığı ve Indy Car serilerinde kullanılan cam korumayı (Aeroscreen) daha iyi bir çözüm olarak görüyordu. En sonunda Halo'da karar kılındı. Yoğun eleştiriler arasında kullanılmaya başlanan Halo, şimdiye kadar üç sezonda en az üç tane kafa yaralanmasının önüne geçti bile. Halo, titanyum iskeletin üzerine, karbon fiber ve Zylon katmanlarının reçineyle, yüksek basınç ve ısı altında yapıştırılmasıyla üretiliyor. Sadece yedi kilogram ağırlığında olmasına rağmen 12 tonluk bir yüke dayanabiliyor.
Yanmaz kıyafetler: İçlik, çoraplar, balaclava, ayakkabılar, eldivenler ve tulumun tamamı Nomex adlı yanmaz malzemeden üretilmiştir. Yanmaz malzeme tamamen yanmaz değildir, yanmayı geciktirici görev yapmaktadır. Nomex, polimer türevi bir malzemedir. En önemli özelliği 370 dereceden itibaren polimer zincirlerinin şekil değiştirerek karbon bir yanmaz yüzey oluşturmasıdır. Karbonun yanma sıcaklığı 3700 derece civarındadır. Bu sayede pilot 30-35 saniye civarında yangından korunur. Sonrasında ikinci derece yanıklar oluşur. Daha da beklenirse tehlike artar.
Yukarıda sıralananlar dışında belli bir süre zararlı gazları solumayı engelleyen kasklar, kafa ve boyun koruması gibi pek çok destekleyici unsur da Grosjean’ın hayatta kalmasına yardımcı olmuştur. Ancak en önemlilerinin yukarıda anlatılanlar olduğu söylenebilir.
Fırat Keskin