Haas takımının istikrarlı süren başarısızlığı takımın sahibi Gene Haas'ı bazı yapısal kararlar almaya zorluyor.
Nascar Steewart-Haas Racing takımının ortağı, Gene Haas tarafından 2014 yılında Haas takımı Formula 1 organizasyonuna katılmak üzere kuruldu. 2016 yılında ilk defa yarışlara katılan takım F1’in alt sıralarının değişmeyen takımlarından biri oldu. Pandemi dolayısıyla maddi sıkıntı çeken takımın, 2020 Haziran ayında satılacağı yönünde ortaya atılan iddiaları takım patronu Günther Steiner ise yalanladı. Yeni sezona kötü bir başlangıç yapan takım sadece iki yarıştan üç puan toplayabildi. Öte yandan gelecek sezon için iki pilot koltuğu da boş olan Haas takımında yeni pilot arayışı da devam ediyor. F1 arenasının genç takımlarından olan Haas’ın takım planlaması ve gelecek sezonlar için ise hedefleri kötü gidişatı değiştirmek.
Takım planlaması: Haas’ın kuruluş yıllarından itibaren, Ferrari takımı ile yaptığı partnerlik tepki toplamıştı. Ferrari’den motor desteği haricinde bazı teknik parçaları da alması bu tepkinin ana sebepleri arasında yer alıyordu. Diğer yandan ise ilk yılında 117 milyon avro harcayan takımın ilk yarışlarda iyi sonuçlar elde etmesi takdir edilmişti. Ferrari ile ortaklığına devam eden takımda bu sezon işler pek yolunda gitmese de Steiner’e göre olası bir ayrılığın etik olmayacağı yönünde. Gelecek sezon Ferrari ile aralarındaki sözleşmenin son yılı olmasına rağmen Renault ile ortaklık söylentileri çıksa da Haas yola aynı motorla devam edebilir. Bir diğer konu ise Haas’ın F1’den çekileceği yönünde olmuştu ancak ağustos ayında yapılan Concorde Anlaşması ile takım 2025 yılına kadar F1 geleceğini resmîleştirmiş oldu.
Steiner ve sürücüler: Takımın kurulduğu günden bu yana patronluk görevini üstlenen Steiner, Netflix’in Drive to Survive belgesellerinde de gördüğümüz üzere birazcık sinirli bir yapıya sahip. Bu yapısı onu daha ciddi ve işine sadık gösterse de sürücülerin sürekli yaptıkları hatalar Steiner’i medyada böyle gösteriyor. Özellikle 2019 sezonunda pilotların sürekli kaza yapmaları ve yarışı tamamlayamamaları gelecekleri için bir tehlike oluşturuyordu. Sezon sonu sözleşmeleri bitecek olan Kevin Magnussen ve Romain Grosjean ile 2021 için yola devam edilme ihtimali ise çok düşük. Gelecek sezon için geniş bir sürücü yelpazesine sahip olduklarını söyleyen Steiner, Haas için en iyi adayları arıyor. Sebastian Vettel’in Aston Martin Racing takımıyla anlaşması sonrası boşa çıkan Sergio Perez ise bu konudaki en büyük adaylardan biri olarak ön plana çıkıyor.
VF-20 ve 2022: VF-20 ismiyle tanıtılan yeni araç Ferrari ortaklığının getirileriyle geçen sezonki SF90 aracıyla benzer özelliklere sahip. 2019 sezonunda özellikle virajlarda kayma problemi yaşayan VF-19 aracında bu yıl aynı sorun çok fazla yaşanmıyor. Öte yandan aracın ön kanadında ise SF90’a göre aerodinamik özellikleri daha fazla. Bu durum da Haas için daha fazla yere basma kuvveti yaratıyor. Aracın arka tarafında ise lastiklere giden hava akımını yönlendirmek için ekstra kanatçıklar ve kanallar eklendi. Bu geliştirmelere rağmen bir türlü beklentilerin karşılanmamasının ana sebebi ise Ferrari motoru olarak ön plana çıkıyor. Düzlüklerde çok yavaş kalan Ferrari motorunun bu sorununu Haas takımı da yaşıyor. VF-20 üzerinde bunun gibi birçok farklı güncelleme yapan Haas takımı ise sezon boyu başka bir güncelleme yapmayı planlamıyor. Bu konuya sezon öncesi karar veren takım 2022 yılında yaşanacak değişim için bir bakıma şimdiden sermaye oluşturuyor. 2022 yılında yaşanacak yeni değişimlerle Haas’ın Formula 1’de ne kadar rekabetçi olacağı ise merak konusu.
Cengizhan Yıldız