Bütçe sınırı Formula 1’de son yıllarda gerçekleştirilen en devrimci uygulamalardan biri. Bütçe sınırının amacı nedir?
Meksika GP'sini geride bıraktık, şimdi sıra Brezilya yarışında. Yarışın yapılıp yapılmayacağına dair haberler asılsız çıktı, 13 Kasım günü yarış günü. 🎉
Bu sayıda uzun süre Formula 1 gündemini yarışlardan bile çok meşgul eden bütçe meselesini ele aldık. Bütçe sınırının amacı ne, neden kabul edildi ve Red Bull'a verilen ceza adil mi? sorularını yanıtlamaya çalıştık.
🎂 İyi ki doğdun: Tüm dikkatini 2023 hazırlıklarına çeviren Ferrari'nın takım patronu Mattia Binotto 53 yaşında.
Bütçe sınırı tartışmaları
Bütçe aşımında verilebilecek cezalar nedir, Red Bull’un aldığı ceza adil mi gibi pek çok soru yanıtlanmayı bekliyor.
Formula 1 bütçe sınırı nedeniyle bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümü sancılı bir doğuma da benzetebiliriz. Son günlerde yaşanan tartışmalar “Bütçe Sınırı” adındaki çocuğun şimdilik çok sağlıklı olmadığını gösteriyor. Tartışmaları daha iyi anlayabilmek için öncelikle temel soruya ve felsefeye odaklanmamız gerekiyor: Bütçe sınırı nedir ve neden kabul edildi?
Bütçe sınırı Formula 1’de son yıllarda gerçekleştirilen en devrimci uygulamalardan biri. Bütçe sınırının amacı, büyük takımlarla küçük takımlar arasındaki bütçe dengesizliğinin azaltılması. Kısaca söylemek gerekirse; geçtiğimiz sezonlarda lider 3 takım sezon başına 450 milyon dolar civarında para harcıyordu. Diğer takımlarsa 100 – 150 milyon dolar arasında bütçeye sahipti. Büyük takımlar mühendis orduları ve neredeyse sınırsız deneme yanılma imkanlarıyla performans anlamında farkı açtıkça açıyordu. Bu koşullarda “küçük bütçeli takımların” şampiyonluk mücadelesi verebilmelerine olanak yoktu. Daha çok takımın şampiyonluk yarışına katılabilmesi ve heyecanın artması için gride bütçesel anlamda denge gelmeliydi. Bu gerekçelerle üst bütçe sınırı uygulamasının başlatılmasına 2019 sezonunda karar verildi.
Ama bunu gerçekleştirmek çok kolay olmayacaktı. Geçmişteki denemeler başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Kurulacak mali düzeni denetlemek çok önemli olacaktı. Ross Brawn o dönemde yeni ekonomik düzeni ve denetlemenin önemini şu cümlelerle açıklamıştı: Finansal düzenlemeler Formula 1'de yapılması zor bir değişiklik. Geçmişte denedik ve başarılı olamadık. Eskiden finansal kuralları ekipler arasında centilmenlik anlaşmasıyla yönetmeye çalışırdık. Ancak padokta pek fazla centilmen yok. Bu nedenle hep başarısızlıkla sonuçlandı. Bence yeni finansal düzenlemelerle ilgili en önemli şey artık FIA’nın kurallarının bir parçası olmaları. Mali düzenlemeleri ihlal etmenin cezası, ihlalin ciddiyetine bağlı olarak farklı türde sportif cezalar olacak. Artık mali düzenlemeleri hileli bir şekilde ihlal ederseniz, şampiyonluğunuzu kaybedersiniz. Artık kuralların dişleri var. Bu kuralları çiğneyen takımlar için ciddi sonuçlar olacaktır. Giderleri FIA’nın ve F1’in bünyesindeki çok güçlü finansal uzman ekibiyle ve dışarıdan destek alarak denetleyeceğiz. Yeni kurallar F1'in iyiliği için şart.
Büyük takımlar bu büyük dönüşüme uyum sağlamak için süre istedi. Çünkü sistemin uygulanabilmesi için büyük takımların köklü yapısal değişiklikler yapmaları gerekiyordu. Bütçe sınırının ilk uygulanma yılı olarak 2021 sezonu belirlendi. Böylece büyük takımlara yapısal dönüşüm için istedikleri zaman verildi. Süre verilmesi iyi de oldu. Çünkü kâbus gibi çöken pandemi nedeniyle bazı revizyonlar gerekti. 2021 sezonu için belirlenen 175 milyon dolarlık sınır, COVID pandemisi nedeniyle 145 milyon dolara düşürülerek uygulanmaya başlandı. İşte son 3 ayın tüm tartışmaları da 145 milyon dolarlık sihirli rakam üzerinden dönüyor. Red Bull bu sihirli bütçe tavanını aştığı için geçtiğimiz hafta ceza aldı. Konu şimdilik kapandı. Ama bütçe aşımında verilebilecek cezalar nedir, Red Bull’un aldığı ceza adil mi gibi pek çok soru yanıtlanmayı bekliyor.
Bu soruları yanıtlamak için öncelikle bütçe aşımının kademelerini tanımlamak ve ceza sürecini iyi anlamamız lazım. Öyle ya bütçeyi 1 dolar aşanla, 1 milyon dolar aşan aynı cezaya tabi tutulamaz.
Ceza sistemi nasıl işliyor?
Bütçe aşımı tespit edildiğinde öncelikle cezanın sınıfı önem kazanıyor. Karar da cezanın sınıfına göre belirleniyor. Bütçe ihlalleri temelde “Usulde İhlal”, “Küçük İhlal (Bütçe %5’in altında aşıldıysa)” ve “Esaslı İhlal (Bütçe %5 ve üzerinde aşıldıysa)” olarak üçe ayrılıyor. Usulen yapılan ihlaller prosedürsel hataları ifade ediyor; mesela bilançonun geç teslim edilmesi gibi. Bu durumlarda sadece para cezaları uygulanıyor.
Küçük İhlal ve Esaslı İhlal ise kural koyucular tarafından daha önemli görülüyor. Cezalar da ihlalin büyüklüğüne göre belirleniyor. Bu ihlalleri 2021 sezonu için örnekleyelim.
2021 SEZONU BÜTÇE SINIRI ve SINIR AŞIMI CEZALARI
2021 Sezonu Bütçe Sınırı: 145 milyon dolar
Küçük ihlal (Bütçe sınırı %5’in altında aşıldıysa) için olası cezalar:
Takımın bütçe sınırının bir sonraki sezon azaltılması,
İlgili sezonun bir veya daha fazla yarışından men etme,
Aerodinamik ve CFD gibi test yöntemlerine sınırlama,
Pilotun belirlenen miktarda puanının silinmesi,
Takımın belirlenen miktarda puanının silinmesi.
Esaslı İhlal (Bütçe sınırı %5 ve üstünde aşıldıysa) için olası cezalar:
Takımın bütçe sınırının bir sonraki sezon azaltılması,
İlgili sezonun bir veya daha fazla yarışından men etme,
İlgili sezonun tamamından men etme,
Aerodinamik ve CFD gibi test yöntemlerine sınırlama,
Pilotun belirlenen miktarda puanının silinmesi,
Takımın belirlenen miktarda puanının silinmesi,
Takımın şampiyonalardan tamamen çıkarılması (bu vaka için F1 organizasyonundan çıkarılması).
Kurallar net gibi görünse de aslında kime ne kadar ceza verileceğini anlamak pek mümkün değil. O noktada karar vericilerle (FIA) ve “ihlali gerçekleştirdiği kesinleşmiş” takım arasındaki pazarlıkların rol oynaması için gerekli oyun alanı açılmış. Nitekim Red Bull olayında da pazarlıklar önemli rol oynadı. Süreci tam anlamak için pazarlık sürecine de hâkim olmamız şart.
Pazarlıklar (At pazarlıkları)
Bütçe sınırının “küçük ihlal” durumlarında takımlara iki tane seçenek sunuluyor. İlki uzlaşmak. Bu aşamada bütçe sınırını aşan takım, İhlal Kabul Anlaşması adı altında (ABA-Accepted Breach Agreement) FIA’nın finansal kuruluyla cezasının pazarlığını yapıyor. Bu pazarlıklar sonucunda FIA takımın cezasını açıklıyor. Bu cezaya diğer takımların itiraz hakkı yok. İhlali yapan takım FIA’nın verdiği cezayı kabul ederse konu kapanıyor. Küçük ihlal durumunda ikinci seçenekse takımın kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmeyerek “Maliyet Sınırı Karar Kuruluna” (Cost Cap Adjudication Panel) gitmesi. Bu, ilk seçeneğe göre çok daha uzun bir süreç. Ama suç işlemediğinden emin olan takımların seçeceği bir yöntem. Bu seçenekte suçlanan takım 6 – 12 bağımsız hâkimden oluşan “Maliyet Sınırı Karar Kurulunda” yargılanıyor. Yargılama sonucunda bir karar açıklanıyor. Yargılanan takım kurulun kararını beğenmezse uluslararası Spor Tahkim Mahkemesine (CAS) itiraz etme hakkına sahip. Nihai sonuca o mahkeme karar veriyor. Eğer bir takım herhangi bir ihlal yapmadığına inanıyorsa hakkını araması tabii olandır. Yani suçsuzluğuna inanan takım 6 – 12 hâkimden oluşan “Maliyet Sınırı Karar Kurulu” isimli mahkemenin karşısına çıkmaktan çekinmez.
Büyük ihlal durumlarındaysa ABA süreci seçenek dışı. Yani FIA ile anlaşarak ceza belirlemek seçenek dışı. Takım doğrudan “Maliyet Sınırı Karar Kurulunun” karşısına çıkıyor. Sonraki süreçler küçük ihlal ile birebir aynı.
Red Bull’un bütçe ihlalleri
İhlali ve süreçleri kısaca özetledikten sonra Red Bull’un ihlaline odaklanabiliriz. FIA geçtiğimiz hafta Red Bull’un ihlali ile ilgili resmi raporunu açıkladı. Rapor bilançoların ilk teslim edildiği andan itibaren tüm sürece ışık tutuyor. FIA’nın ilk bulgusu Red Bull’un raporlama sırasında 5,607 milyon sterlini (6,61 milyon dolar) yanlış bir şekilde hariç tuttuğu ve/veya düzelttiği yönünde. Yanlış şekilde hariç tutulan ve/veya düzeltilen kapsamlar toplam 13 madde altında toplanıyor. FIA ile Red Bull 6 ay boyunca (Nisan ile Ekim ayları arasında) görüşerek Red Bull’un bilançosunu toplam 13 noktada düzeltiyor/yeniden düzenliyor. 13 madde gözden geçirilip düzenlendikten sonra bütçe ihlali nihai olarak 1,864 milyon sterlin (2,2 milyon dolar) olarak belirleniyor. Yani FIA ile sene boyunca görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmeler sonucunda Red Bull’un yaptığı ihlal 5,607 milyon sterlinden, 1,864 milyon sterline geriliyor.
Raporun özünde FIA diyor ki:
Bilanço FIA’ya ilk geldiğinde, Red Bull 5,607 milyon sterlin ihlal yapmıştı.
Çalışmalarımız sonucunda bunun aslında 1,864 milyon sterlin olduğuna karar verildi.
1,864 milyon sterlinlik ihlalin çoğu yine yanlış vergi raporlamasından kaynaklanıyor.
Asıl ihlal 432 bin sterlin.
Gelelim cezalara
FIA bu sürecin sonunda Red Bull’u ihlali için cezalandırdı. Verilen ceza 7 milyon dolar para ve rüzgâr tüneli hakkının %10 daha kısıtlanması. Kurallar gereği Red Bull takımlar şampiyonasını kazandığı için %70 rüzgâr tüneli hakkına sahip olacaktı. Artık %10 daha az, yani %63 rüzgar tüneli hakkına sahip olacaklar (%70 x %10 = %7; %70 - %7 = %63).
Hiç lafı evirip çevirmeden dosdoğru yazayım: verilen cezalar tatmin edici değil. Sporun içindeki paydaşlar veya sporu uzun süredir takip eden hiç kimse 2021 sezonundan puan silinmesi ve/veya şampiyonun değişmesi gibi bir sonuç beklemiyordu (belki de asıl beklenti o olmalıydı). Beklentiler kısıtlı tutulmasına rağmen verilen cezalar, düşük tutulan beklentilerin bile altında kaldı. Formula 1 takım patronlarının verdiği demeçlerde, McLaren CEO’su Zack Brown’ın önerdiği cezalar akla yatkın olarak değerlendiriliyordu.
Zak Brown şu cezaları önermişti:
Bütçenin aşılması ihlali; teknik, sportif ve finansal anlamda önemli bir avantaj sağladığı için hile teşkil eder (constitutes cheating). Bu nedenle cezalar sadece finansal olmamalı, sportif cezalar da uygulanmalıdır.
Örneğin;
Harcanan miktar kadar ve ek olarak ceza olarak bir miktar daha önümüzdeki sezonun bütçesinden kesilmelidir. Mesela takım bütçeyi 2 milyon dolar aştıysa, önümüzdeki sezon bütçesi 4 milyon dolar kısılmalıdır.
Rüzgâr tüneli ve CFD süreleri %20 kesilmelidir.
Brown’ın önerisi bence de son derece mantıklıydı. Bütçe ihlalinin cezası caydırıcı olmalıydı. Zaten Bernie Ecclestone’un FIA ve Red Bull arasında bir arabulucu gibi çalıştığı ceza pazarlıklarından sanırım fazlası da beklenmemeliydi. Bernie’nin geçmişi ve bugünkü dostlukları (Horner ile çok sıkı dost) bunu gerektirirdi. Gelinen noktada Red Bull’un bütçeyi aşmasının önümüzdeki sezonki sportif başarılarını olumsuz etkileyecek bir caydırıcılığı yok. Çok parası olan, çok parası olduğu için bütçeyi aşan bir takımı “Sen bize biraz daha para ver.” diyerek durduramazsınız. Para cezası temelden yanlış. Para cezası yerine 2023 sezonundaki bütçelerini kısmak doğru yaptırım olurdu.
Rüzgâr tüneli cezasıysa çok küçük etkilere sahip olacak. Red Bull takım patronu Horner %10 rüzgâr tüneli kısıtlamasını çok ağır bir ceza olarak nitelendirdi, “Bu ceza nedeniyle önümüzdeki sezon geliştirme savaşında tur başına 0,5 saniye kaybedeceğiz.” dedi.
Horner’ın bu demeci geçmişteki pek çok demeci gibi maalesef abartılıydı. Bu demeç daha çok suçlu olmalarına rağmen kendilerini kurban rolünde gösterme çabasıydı. Horner’ın demeci Ferrari’nin yarış direktörü Mekies’e soruldu. Mekies acı bir gülümsemeden sonra, “En fazla 0,100 – belki 0,150 saniye etki eder.” dedi. Zak Brown, Toto, Seidl, Steiner de bu etkiyi 0,100–0,150 bandında tarif etti. Sonuca gelecek olursak ne para cezası doğru. Ne de sportif ceza olarak verilen rüzgâr tüneli cezası yeterli. Öyle ya da böyle konunun kapandığını Mercedes takım patronu Toto’nun açıklamalarından anlamak mümkün. Toto, “Ne ceza verilse bize ve diğer takımlara az gelecekti. Red Bull ‘a ise fazla gelecekti. Bu açıdan bakıldığında en azından hata halının altına süpürülmedi. Kamuoyunun gözünde düştükleri durum yeteri kadar kötü. Bu nedenlerle biz verilen cezayı kabul ettik ve 2021 sezonunu kapattık.” dedi. Ross Brawn’ın 2019 yılında yaptığı açıklamaya dönelim. Ross o açıklamasında, “Artık kuralların dişleri var.” demişti. O açıklamayı düşündüğümüzde sanırım şu soruyu sormak hakkımız: “Kuralların gerçekten dişleri var mı?”
ffrrtt