play facebook twitter youtube rss instagram
Formula1 Sayın Misafirimiz, F1tr.com Platformuna Hoşgeldiniz. (Giriş YapınÜcretsiz Kayıt Olun)


#33 Max Verstappen
Sıra 1| Puanı 175
#11 Sergio Perez
Sıra 2| Puanı 129
#16 Charles Leclerc
Sıra 3| Puanı 126
#63 George Russell
Sıra 4| Puanı 111
#55 Carlos Sainz
Sıra 5| Puanı 102
#44 Lewis Hamilton
Sıra 6| Puanı 77
#4 Lando Norris
Sıra 7| Puanı 50
#77 Valtteri Bottas
Sıra 8| Puanı 46
#31 Esteban Ocon
Sıra 9| Puanı 39
#14 Fernando Alonso
Sıra 10| Puanı 18
#10 Pierre Gasly
Sıra 11| Puanı 16
#3 Daniel Ricciardo
Sıra 12| Puanı 15
#20 Kevin Magnussen
Sıra 13| Puanı 15
#5 Sebastian Vettel
Sıra 14| Puanı 13
#22 Yuki Tsunoda
Sıra 15| Puanı 11
#24 Guanyu Zhou
Sıra 16| Puanı 5
#23 Alexander Albon
Sıra 17| Puanı 3
#18 Lance Stroll
Sıra 18| Puanı 3
#47 Mick Schumacher
Sıra 19| Puanı 0
#6 Nicholas Latifi
Sıra 20| Puanı 0
Red Bull | Sıra: 1
Puan:304, Galibiyet:7
Ferrari | Sıra: 2
Puan:228, Galibiyet:2
Mercedes | Sıra: 3
Puan:188, Galibiyet:0
McLaren | Sıra: 4
Puan:65, Galibiyet:0
Alpine F1 Team | Sıra: 5
Puan:57, Galibiyet:0
Alfa Romeo | Sıra: 6
Puan:51, Galibiyet:0
AlphaTauri | Sıra: 7
Puan:27, Galibiyet:0
Aston Martin | Sıra: 8
Puan:16, Galibiyet:0
Haas F1 Team | Sıra: 9
Puan:15, Galibiyet:0
Williams | Sıra: 10
Puan:3, Galibiyet:0
Formula1 İngiltere GP 3 Temmuz 2022

Yorum: 0 | Görüntüleme: 86
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İnceleme 2022 İspanya GP öncesi: Barselona'da bizi neler bekliyor?
18-05-2022, 22:37
sadmin
Patron
KONU:
164,441
MESAJ:
510,465
F1 PUANI:
ÜYELİK:
02-03-2012
******
Pilot
Takım
C.Leclerc
C.Leclerc
Ferrari
Ferrari
E-posta Özel Mesaj Facebook Twitter

Son Haberler
Formula 1 Haberleri
Ecclestone, Wolff'un Ha...
Formula 1 Haberleri
FIA'nın 2026 motorların...
Formula 1 Haberleri
Albon: "Williams F1 ara...
Formula 1 Haberleri
Aston Martin, Silversto...
MotoGP
Quartararo, Assen MotoG...

Yorum: #1
2022 İspanya GP öncesi: Barselona'da bizi neler bekliyor?

[Resim: 35703.6dd6b679.f1tr.com]

2022 İspanya GP öncesinde bizleri Barselona'da nelerin beklediğine güzel bir bakış atalım istedik.

1986 yılından beri aralıksız düzenlenen ve 1991 yılından beri de Katalonya'da gerçekleştirilen İspanya GP çok uzun yıllardır Avrupa sezonunun başlangıç yarışı olma önemini taşıyor. Takımlar ilk büyük güncellemelerini İspanya’ya getiriyor ve pist aracın birçok farklı performans parametresini test ettiği için yeni güncellemeleri hakkında birçok veri elde edebiliyorlar. Bu açıdan 2022 sezonu da İspanya’yı geliştirme savaşları açısından boş geçmeyecek. 2022 sezonunun yeni kuralların ilk sezonu olmasından dolayı mantığımızın, bizi keşfedilebilecek çok fazla çözüm olacağını düşündürmesine rağmen özellikle bütçe kısıtlaması nedeniyle gelecek güncellemelerin araçların performansına etkisine olacak etkiye biraz şüpheyle yaklaşmak gerekmekte..

Geliştirme mücadelesi üzerine safsatalar

En çok konuşulan güncellemelerin başında Red Bull’un sezon başından beri aracın ağırlığını izin verilen taban sınıra indirmek için getirdiği güncellemelerin devamı var. Sezon başından bu yana ağırlık problemleriyle boğuşan Red Bull, İspanya’ya da bir güncelleme ile geliyor. Getirilen güncellemenin araç ağırlığını azaltması beklenirken şüphesiz en büyük problemleri ise dayanıklılık. Sezon başından beri başlarında Red Bull’un başında Demokles’in kılıcı gibi bekleyen dayanıklılık problemleri önce yakıt pompasında yaşadıkları problemler ile, ardından Miami’de yaşadıkları hem motor ısısı hem de sensör problemleri ile gerçekliğe tezahür etmişti. Bu problemlerin devamının, getirilen yeni güncelleme ile birlikte çözülüp çözülemeyeceğini ise bize zaman ve önümüzdeki yarışlar gösterecek.

Şampiyona madalyonunun öteki yüzünde bulunan Ferrari ise, bu sezonki ilk büyük güncellemesini İspanya’ya getirecek. İki yarış haftası arasındaki hafta sonunda Monza’da 17 turluk bir test yapan Ferrari’nin çözmesi gereken konular az çok ortada gibi duruyor. Düzlüklerde her ne kadar hızlanma açısından bir eksiklikleri olmasa da en yüksek hız anlamında (300+) Red Bull’un gerisinde gözüktüler. Motorların dondurmasıyla birlikte motorda herhangi bir performans geliştirmesi yapamayacakları için aerodinamik paketinde yapacakları ayarlamalar ile bir şekilde viraj performanslarından en az şekilde ödün vererek düzlük performansından en fazla verimi almaya çalışmaları gerekiyor. Ayrıca Imola hafta sonunda yaşadıkları lastik kullanabilme problemleri her ne kadar yarış sonrasında Imola’daki havanın soğukluğuna verilse de Miami’de, özellikle orta hamurla, yaşadıkları problemler F1-75’in lastik kullanma konusunda asabi bir araç olduğunu gösteriyor. Red Bull’un aksine Carlos Sainz’ın kaza yaptığı araçlar dışında çok fazla araç bütçesinde harcama yapmayan Ferrari’nin bu problemleri çözmek için daha fazla kaynağı kaldığı tahmin ediliyor ve dolayısıyla araç geliştirme yarışında biraz daha avantajlı olduğu düşünülüyor. Barcelona bu güncellemelerin araca olan etkisini, uzun start finiş düzlüğü ve lastiklere ciddi yük bindiren orta hızlı ve hızlı virajları ile meraklısına araç performansı ile ilgili yeterince şey gösterecektir.

[Resim: 35704.bf295af2.f1tr.com]

Formula 1’in son yıllarının yenilmez armadası olan Mercedes’in aracı W13’ün problemli bir araç olduğuna inanmamız biraz uzun sürdü. Özellikle şu anda porpoisng probleminin aracın performansını kötü etkilemesinin yanında mekanik yol tutuşunda da sıkıntı yaşıyor Mercedes. Cidde’de belirgin bir şekilde ortaya çıkan bu problem, Miami’nin ikinci sektöründe de bir kez daha net bir şekilde ortaya çıktı. Sezon başından bu yana, belki de performans eksikliğinin getirdiği panik ile, sürekli geliştirme getiren Mercedes bu alanda da pek başarılı gözükmüyor. Nitekim bariz bir şekilde henüz aracı

anlamadıkları ortadayken yaptıkları güncellemelerin kendilerini bütçe limiti konusunda er ya da geç sıkıntıya sokacağını su götürmez bir gerçek. Fakat Miami’deki ilk antrenman seanslarında görüldüğü üzere, pistin kirli olup yavaş olduğu durumlarda gösterdikleri iyi performans, onları yağmurlu yarışlar veya yol tutuşun az olduğu pistlerde dikkat edilmesi gereken bir takım yapıyor. Bu kadar fazla soruna rağmen en hızlı 3. veya 4. araca sahip olmaları, W13’ün potansiyelinin ne kadar yüksek olduğu konusunda diğer takımları tedirgin etmesi gereken bir gerçek. Peki bu tedirginliğin İspanya’da bir gereği var mı? Pek olacak gibi durmuyor.

Formula 1’e Aston Martin adı altında girdiklerinden beri beklenenleri karşılayamayan Aston Martin sezona korkunç bir şekilde başladıktan sonra Imola ve Miami’de toplanma emareleri gösteriyordu. Araç dengesinin çok önemli olduğu Cidde’deki kötü performansları ve Vettel’in Avusturalya’daki spini gibi küçük nüanslar aracın kötü huylu bir araç olduğunu gösteriyordu. Bu nedenle Aston Martin Ferrari’nin 2003, Lotus’un 1969’da yaptığı gibi 0’dan bir araç tasarladılar. Bunu bütçe sınırına nasıl uydurdular, kaynak dağıtımını nasıl yaptılar, bunların hepsi esaslı ve cevabı kolay olmayan sorular. Fakat bir şekilde bu projeyi tamamladılar ve İspanya’da , en azından bir pilota da olsa, bu aracı piste sürecekler gibi gözüküyor. İki farklı araçla ile yarışacak olmaları çok sıkıntılı bir durum gibi gözükse de referans olmak konusunda takıma bir dayanak sağlayabilecektir. Nitekim 0’dan tasarlanan bir araç için aktarılabilecek her fikir dayanaksız olacağından yapılabilecek en iyi şey başarılı olmalarını ummak olacaktır.

[Resim: 35705.c1bba7c3.f1tr.com]

McLaren sezona, en ufak sıkıştırma da pişen frenleri ile uğraşarak başlamıştı. İlk yarış olan Bahreyn’de gösterdikleri çok kötü performanstan sonra her ne kadar karalar bağlamış gözükseler de frenlere çok fazla basınç uygulanmadığı Cidde’den sonra Avusturalya’ya gidildiğinde her şeyin çok daha güzel olduğu görülmüştü McLaren için. O zamandan beri ara sıra üstünde ara sıra altında olsalar da sürekli orta sıra mücadelesinin içinde oldular. Andreas Seidl ve Lando Norris’in İspanya’ya getirilecek olan güncellemeler ile ilgili olarak Woking’de herkesin bütün gücü ile çalıştığını belirtmişlerdi. Ancak McLaren’in ,belki orta sıralarda yarışmasından olsa gerek, çok net bir eksikliği göze çarpmıyor. Birçok takımın zarar gördüğü porpoising’i hiçbir zaman ciddi anlamda yaşamamaları, aracın gayet dengeli ve verimli olması, aracın potansiyelinin çok yukarılarda olmadığı gibi bir sonuca itiyor bizi.

Alpine 2022 sezonunda alabilecekleri puanların muhtemelen sadece yarısından azını alabilmiş durumda. Aracın performansının iyiliği hakkında pek kimsenin şüphesi bulunmamakta fakat bir türlü şansızlıklar yakalarını bırakmadı. Sezon öncesi testlerinde görünen güç ünitesi problemini, alabilecekleri performans açısından çözmüş olsalar da halen daha dayanıklılık problemleri ile karşı karşıyalar. Hoş ki motor dondurmaları onların motor dayanıklılığı üzerinde çalışmalarına engel değil ancak Renault motoru kullanan tek takım olmaları elde edebilecekleri veri miktarını çok kısıtladığından bu konuda gelişme sağlamak da çok kolay değil. İspanya’ya küçük geliştirmeler ile gelecek olan Alpine için getirilebilecek en büyük güncelleme, Fernando Alonso’nun şansında yapılan geliştirmeler olacaktır.

Pist yapısı

Circuit de Barcelona-Catalunya için çok yönlü ve hem pilotları hem araçları her açıdan test eden bir pist olduğunu söyleyebiliriz. Uzun ilk düzlükten sonra gelen 1. ve 2. virajların oluşturduğu şikan atak ve savunma için çeşitli şanslar oluşturabiliyor. Özellikle ilk virajın çıkışında dışarıda tutunabilen araçlar 2. viraj için avantaj elde edebildiğinden etkileyici savunma ve geçiş hamleleri görmeye açık bir nokta.

3. viraj ise ilginç bir viraj. İlk kısmında gaza tam oturmanın virajın ideal çizgisini kaçırmak gibi sonuçları olsa da 2013’te Fernando Alonso’nun Raikkonen ve Hamilton’a yaptığı geçiş gibi biraz esnek çizgi tercihlerine açık bir viraj. Başı yavaş devamı hızlı olan 4. viraj, yavaş 5. viraj ve pek var olmayan bir 6. virajdan sonra pistin en teknik kısımlarından biri olan 7. ve 8. viraj kompleksine geliniyor. hafif bir kıvrımla gelinen frenleme noktası şikanın tam ortasında viraj dışına doğru kavislenen eğim ile birlikte virajı çok zor bir hale getiriyor ve üstelik yetmezmiş gibi viraja genelde arkadan vuran rüzgar, pilotlara çok tehlikeli oyunlar oynatıyor. Hafta boyunca birçok pilotun bu noktada aracın kontrolünü kaybettiğini ve çeşitli estetik kontralar ile kaybettikleri kontrolü yeniden kazanmaya çalışmalarını izleyebiliriz. Araçların yıllardır süregelen gelişimlerinin en iyi gözlemlendiği yerlerden biri olan 9. virajdan sonra geçiş sağlamaktan çok takibi kolaylaştıran bir DRS bölgesi var. Bu DRS bölgesinin sağladığı yakınlaşmayı hiçe sayarcasına sonrasında gelen son sektör arkadaki araçlara ciddi bir ‘aeropush’ uygulamakta (bugünün downeffectli araçlarında çok daha az etkili olacaktır), araçların mekanik çekişini ciddi şekilde test etmekte ve takibi iyice zorlaştırarak uzun finiş düzlüğünde geçişi zorlaştırmaktadır.

[Resim: 35706.78dde038.f1tr.com]

Yarış öncesi pilot durumları

Getirilecek güncellemelerin araçlara etkisinin ne olacağını, özellikle griddeki mücadeleler bu kadar yakınken tahmin etmek zor. Ancak belirli senaryolar üzerinden konuşabiliriz.

Charles Leclerc sezona olağanüstü başladıktan sonra Imola’daki hatası ve Miami’de bir noktada ciddi şekilde kazanabileceği bir yarışı kazanamaması ile o ivmesini kaybedip eleştirilere açık bir hale geldi ve şampiyonada açtığı büyük fark ciddi manada kapandı. Bu noktaya gelinmesinde belirli faktörler var tabi. Şu ana kadar kariyerinde yaptıkları ile çok olağanüstü bir saf hıza sahip olduğunu gösteren Leclerc muhtemelen önü açık olduğunda gayet rahat bir şekilde yarışı götürebilirken Red Bull’ların hızlanması ve daha önemlisi yarışı bitirebilmesi ile daha sık yakın takip yapmak zorunda kalıyor, bu nedenle bir yandan verdiği şampiyonluk mücadelesini düşünüp nerede ne kadar zorlaması gerektiğini kestiremiyor olabilir. Ancak Monakolu sürücü, gridde bu konuyu en kolay aşacak pilotların başında geliyor. Özellikle kariyerinin ilk zamanlarında, hatalarından çok hızlı ders çıkarması ile öne çıkan Leclerc normal şartlarda bir şekilde bunun üstesinden gelecektir. Ancak 7 kez Dünya şampiyonu, F1’in en fazla yarış, pole ve podyum kazanan pilotu ve tarihin en büyüklerinden biri olan Lewis Hamilton ve son 7 sezonun tamamını çifte şampiyon olarak bitirmiş bir Mercedes’e karşı inanılmaz gergin ve heyecanlı bir sezondan şampiyon olarak çıkmış Max Verstappen’i geçmek için sadece bu hatalardan ders çıkarmak yetecek mi? Nitekim şuan Verstappen için tek problem aracın bitiş çizgisini geçmesi gibi duruyor. Onun dışında araca ilk bindiği anda inanılmaz hızlı, istikrarlı ve kararlı gözüken taze dünya şampiyonumuz, eğer aracı ve takımı onu yarı yolda bırakmazsa sonuna kadar gitmek için yapılması gereken her şeyi yapıyor gibi gözüküyor.

2. pilotların hayatı ise 1. pilotlara benzer şekilde ilerliyor. Carlos Sainz’ın kariyeri boyunca bizlere gösterdiği istikrarlı pilotluğu, sezon başında yerini heyecanlı, gergin ve acemi bir pilotluğa bırakmıştı. Normalde 2. pilotluğa çok uygun özelliklerini kaybedip 1. pilotlar kadar da hızlı olamayınca Sainz başı kesik tavuk gibi ortada kalmış gibi gözüküyordu. Yaptığı kazalar sonucu etkilenen psikolojisi, muhtemelen Miami’de startta Verstappen'e karşı yeterince agresif olamamasına ve dolayısıyla bir yarış galibiyetine mâl oldu. Perez ise geçen seneden çok daha hızlı ve oturaklı gözükerek klasik bir Perez sezonu geçiriyor. Red Bull’un vereceği göreve her zaman hazır bir şekilde, liderlerin pit aralığında kalacak farkla klasikler arasında yer alacak, başarılı bir 2. adam sezonu geçiriyor.

[Resim: 35707.bb6ee466.f1tr.com]

Sezonun en merak edilen mücadelesi olan Mercedes pilotlarının mücadelesinde ise sürpriz bir isim olan Bottas, evet Alfa Romeo pilotu olan Valtteri Bottas öne çıkıyor. Mercedes pilotları olan Russell ve Hamilton’dan çok daha kararlı ve ne vereceği belirli olan bir sezon geçiren Bottas resmen Alfa Romeo kılıfı geçirilmiş bir Mercedes ile yarışıyor gibi hissettiriyor. Çok ilginç bir sezon geçiren George Russell ise her yarış kendini bir şekilde 5. sıraya atacak yolu çizebiliyor ve rekabetçi bir takım ile ilk sezonunda bunu yapabiliyor olması, yarış becerisi konusunda onun ne kadar başarılı bir pilot olduğunu gösteriyor. Ancak sıralama turlarında beklenen performansı bir türlü vermesi, onun “mr.Saturday” olan lakabını “mr.Sunday” yapmaya doğru götürmekte. Şampiyonların tepeden uzaktaki çırpınışlarını izlemek her zaman zevk verici bir eylemdir. Fernando Alonso’nun son 10 yılı, ne kadar şampiyonluğu bulunmasa da bir şampiyon olduğu su götürmez bir gerçek olan Gilles Villeneuve’un 1980 ve 1981 sezonu, Ayrton Senna’nın 1992 ve 1993 sezonları buna verilebilecek en güzel örneklerdir. Bu süreçte şampiyonlar, sanki tek başına yüz binlerce kişilik Pers ordusuna ve tanrı-krallara karşı savaşırken yanına gelen çaylağı paramparça eder ve Formula 1’den soğutur. Lewis Hamilton’ın uyguladığı tarife pek bu olmadı henüz. Bir kabulleniş ile yarışıyor izlenimi veren Sir’ün herhangi bir isyanı ve direnişi yok gibi duruyor ki olmasına gerek olmayacak kadar krediye sahip kendisi. Yine de bu yarı emekli haliyle George Russell ile sezon sonuna kadar heyecanlı bir mücadele sergileyeceğine şüphe olmasa da Katalonya pistinin hızlı ve orta hızlı virajları ve rüzgarlı havası zaten dengesiz olan Mercedes’in canını bu hafta çok sıkacaktır.

Daniel Ricciardo için geçen sezon, tamamen araca alıştı mı alışmadı mı tartışmaları ile geçti. Ancak pek sonuca ulaşma şansı olmayan bu tartışmaların ardından bu sezon Ricciardo’nun yine olağan hızından uzak görülmesi, kendisi ve takımı için çok ciddi bir sıkıntı. Kuşkusuz araç geliştirilirken verdiği geri bildirimlerle, aracın kendisine daha uygun geliştirildiğini de varsayarsak Ricciardo’nun hız kaybettiğinden bahsedilmesi çok garip kaçmaz bu dönemde. Ancak bu durum geçici bir formsuzluk hali mi yoksa kalıcı bir hız kaybı mı var bunu bilememiz şu anda zor. Takım arkadaşı Lando Norris’in Ricciardo için işleri pek kolaylaştırmadığını söylemek lazım. Aracın kendisini toparlaması ile birlikte gayet istikrarlı ve başarılı bir performans gösteren Norris, bu sezonda McLaren’in takımın ana pilotu olarak kendisine gösterdiği ilginin ne kadar yerinde olduğunu tekrar tekrar gösterdi. Fakat orta sıralarda pozisyon ve puan mücadelesi vermekle şampiyonluk mücadelesi vermek pek aynı potada değerlendirilebilecek şeyler değiller. Dolayısıyla halen daha ispat etmesi gereken çok şey var.

Formula 1’e geri dönüşünden bu yana arada kaçırdığı 1 senenin acısını çıkaran Kevin Magnussen, çabucak adapte oldu ve Haas için çok önemli puanlar aldığı başarılı yarışlar çıkardı. Bundan en çok zarar gören ise muhtemelen takım arkadaşı Mick Schumacher oldu. Genç Schumacher, sıralama turlarındaki performans ile kesinlikle hız açısından bir problemi olmadığını gösterse de henüz puan alabileceği o son dokunuşu yapabilmiş değil. Miami’deki hafta sonunda, çok rahat şekilde puan ve puanlara gidebilecekken “akıl hocası” Sebastian Vettel ile yaşadığı temas ile bu puanları çöpe attı. Hızlı ama kontrolsüz pilotları, Formula 1 her zaman belirli bir süre barındırabilir ancak eğer Schumacher’in hedefi Ferrari koltuğu ise yoluna koyması gereken çok şey var. Haas’ın iyi performans gösterdiği Bahreyn’e benzer kısımları olan İspanya, yeni bir başlangıç için güzel bir yer olabilir.

Sezonun ilk iki yarışını kaçırıp döndüğü ilk yarışta da 2-3 kere yolda kalan Sebastian Vettel için sezonun, başladığından kesinlikle daha iyi gittiğini söylemek gerekir. Takım arkadaşına karşı olan üç yarış eksiğine rağmen puan olarak öne geçen 4 kez Dünya şampiyonu için orta sıralarda yapılabilecek çok iş var. Önemli soru ise kendisi kafa olarak ne kadar orta sıralarda yarışıyor. Öte yandan Lance Stroll, nerde olduğunu kestirmesi güç bir performans sergiliyor. Maalesef Aston Martin’de, kendisi

konusunda çok fazla soru işareti bulunan Vettel ile takım arkadaşı olduğundan ikisinin de ne kadar iyi sürüşler yaptığını tahlil etmek biraz zor. Gelen B şasisi ile Aston Martin’ i gelecek günlerde ne bekliyor, bunu söylemek de zor. Belirsizlik içerisinde akıp giden hayatların markası gibi gözüküyor şuan Aston Martin.

Williams araçtan kaldırdıkları boyaları Alex Albon’un saçına işleyerek Formula 1 tarihindeki en inovatif denemelerden birisini yapmış olmalı. Ve ilginç olan Albon’un boyalı saçlarıyla birlikte renksiz Williams’ın çok daha hızlı gözükmesi. Bir senelik arada Red Bull’un şampiyonluk mücadelesini yakından takip eden Albon bu sene için çok fazla şey öğrendiğini belirtiyor. Alex Albon’un bu performansı, aynı Haas’taki durumun bir benzeri olarak takım arkadaşı Nicholas Latifi’yi kötü göstermekte. Yaptığı sayısız kaza ve düşük performansı nedeniyle hakkında, sezon arasında gönderilme dedikoduları çıkan Latifi’nin bu dedikodular ile birlikte performansının ne olacağını göreceğiz. Sonuçta ateş olmayan yerden duman çıkmaz ve Latifi’nin koltuğunun sallantıda olması gösterdiği performanstan dolayı gayet olağan bir durum.

Yazı: Ali Uygar Çayak

[Resim: 35708.29100739.f1tr.com]

tr.motorsport.com



»»»»»»»»»»»» F1tr. com İmza ® ««««««««««««
Facebook Twitter
18/05/2022, 22:37

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  İnceleme 2022 Kanada Grand Prix'si hafta sonuna dair bazı ilginç istatistikler sadmin 2 51 22/06/2022, 17:30
Son Mesaj: sadmin
  Analiz Formula 1 2022 Kanada GP’sini Fırat Keskin değerlendirdi sadmin 0 55 21/06/2022, 14:04
Son Mesaj: sadmin
  Yorum Formula 1 Kanada GP 2022 Değerlendirme - Yiğit Tezcan sadmin 0 51 21/06/2022, 0:24
Son Mesaj: sadmin

Hızlı Menü:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Bunlar da ilginizi çekebilir! Close

© F1tr.com
★ Tüm hakları saklıdır
2012-2022

F1tr.com altyapı gücünü Özkula'dan alır.
Formula1Formula1