Geçtiğimiz yıl yeni nesil modellerine kavuştuğumuz minik hatchback Hyundai i10'un ilk testini 2013 yılının sonuna doğru yayınlamıştım. 1 litre hacimli motor ve giriş donanımıyla donatılan otomobilin ardından sıra aynı aracın LPG ile de çalışabilen versiyonuna geldi. Sürekli artan yakıt fiyatları karşısında müşteriye daha bol alternatif sunan Hyundai i10 LPG'yi de ailenin diğer üyeleri gibi Türkiye'de üretiyor.
Dış Mekan
Hyundai'nin giderek daha da köşeli hale gelen dış tasarımlarına i10 ile bir yenisi eklenmiş. Asya merkezli otomobil üreticilerinin yuvarlak hatlarından Avrupalıların keskin çizgilerine geçiş yapan otomobilin bu halinde Avrupalı tasarımcıların katkısı büyük. Sinirli bir görünüme sahip ön kısımda köşeli farlar ve tamponda yer alan altıgen hava girişi dikkat çekerken kalınlaştırılmış yan koruma çıtaları, küçük stoplar ve tamponlarda bulunan arka sis farları gözden kaçmıyor.
Giriş modelde kullanılan siyah renkli yan aynalar ve kapı kolları yaratılan kontrast sayesinde kötü görünmeseler de 14 inç çaplı sac jantlar ve bunları kaplayan jant kapakları için aynı şeyi söylemek güç. Kısa tampon tekerlek mesafelerine sahip olan i10'un bagaj kapağının üst kısmı da küçük bir spoiler şeklinde tasarlanmış. Arka sis farları tampona entegre edilen aracın tasarımında, yakıt olarak LPG kullandığını belli eden tek şey bagaj kapağında yer alan "Blue" logosu. LPG dolumunun depo kapağı altından yapılması da modelin avantajları arasında sayılabilir.
3.665 mm boya, 1.660 mm genişliğe ve 1.500 mm yüksekliğe sahip olan aracın aks mesafesiyse 2.385 mm olarak açıklanıyor.
İç Mekan
Güney Kore ziyaretim sırasında fark ettiğim şeylerden birisi de kardeş firmalar Hyundai ve Kia'nın ortak platform kullanan araçları arasındaki tasarım farklılığı oldu. Hyundai modelleri daha yuvarlak hatlara sahipken aynı araçların Kia logolu kardeşlerinde daha köşeli tasarımlar görmek mümkündü. Otomobile sportif bir hava katan bu tip detayların şık durduğunu Hyundai de görmüş olacak ki yeni nesil modellerde tasarım anlayışında açık bir yakınlaşma yaşanmış.
Kia Cee'd'den alınmış gibi duran direksiyon simidi ve Picanto'yu hatırlatan orta konsolu araca daha dinamik bir hava katarken gövde rengiyle uyumlu alınabilen döşemeler hem daha kaliteli hem de daha şık bir duruş sergiliyor. Kapı içlerinde araç büyüklüğüne göre geniş sayılabilecek cepler bulunuyor. Ön kapılarda yer alan ceplerin içine büyük şişeler bile sığıyor.
Merkezi kilitle dört elektrikli cam ve yan aynaların kumandaları şoför kapısına alınırken far yükseklik ve konsol ışıklandırma şiddeti ayarlarıyla ESP devre dışı bırakma düğmeleri direksiyonun soluna eklenmiş. Şık görünümlü direksiyon simidinin üzerinde ses sistemi ve yol bilgisayarının kumanda düğmeleri yer alırken gösterge tablosu, büyük karakterleri sayesinde rahatça okunabiliyor.
Sadece benzinle çalışan kardeşinden ufak tefek farklarla ayrılan iç mekanda dikkatli gözler, sol havalandırma ızgarası altında yer alan düğmeler arasında LPG'yi devreye sokup çıkaran butonu görebilir. İkinci yakıtın izlerini gösterge tablosuna da yansıtan Hyundai motor sıcaklık göstergesinin yerini LPG seviyesi göstergesine vermiş.
Orta konsolun iki yanında yuvarlak havalandırma ızgaraları yer alırken bu ikilinin arasında ses sistemi kumanda elemanları ve daha aşağıda yuvarlak yapılı havalandırma düğmeleri yer alıyor. Direksiyon simidinin yakınına yerleştirilen vites kolunun önünde bulunan büyük saklama gözünün üst kısmına USB ve Aux çıkışları ile 12 Volt elektrik soketi eklenmiş.
Ön koltuklar arasına iki bardaklık ve irili ufaklı saklama gözleri yerleştiren Hyundai bu bölüme de bir 12 Volt soketi eklemiş. Üç kafalığa sahip olan arka koltukların sırtlıkları katlanarak 252 litre hacimli bagaj büyütülebiliyor. LPG tankının stepnenin yerini alması sayesinde bagaj küçülmezken yedek lastiğin yerini tamir kiti almış.