Flavio Briatore: “Alpine’in Düşüşü Hibrit Çağında Başladı, 2026’yı Sabırsızlıkla Bekliyoruz”
Alpine’in İcra Kurulu Danışmanı Flavio Briatore, takımın Formula 1’deki gerilemesinin başlangıç noktasının turbo-hibrit çağının başı olduğunu belirtti. Enstone merkezli ekip, 2025 sezonunda sezon içi geliştirme eksikliğinin de etkisiyle Takımlar Şampiyonası’nda son sıraya geriledi. Renault bünyesindeki takım için yaşanan bu zorluklar, son yılların en düşük performansına işaret etti. Briatore, 2026’da yürürlüğe girecek yeni teknik kuralları ve güç ünitesi değişimini dört gözle beklediklerini ifade etti.
“We are here for winning. We are not to be a tourist to go around the world. It’s very hard, this situation for us. I’m not used to it. I was used to it 20 years ago, but now every Sunday is torture. You have no chance. You arrive in places and you see the mechanics put the garage together, working very hard. Then you watch all these people doing the best effort as possible, and you don’t have the possibility to enjoy the race, to go back home with the points. It’s very frustrating. I hope next year we pay everything back double!” şeklinde konuşan Briatore, mevcut tabloyu “her hafta sonu işkence” olarak nitelendirdi.
Alpine’in 2025’ten Erken Vazgeçmesinin Nedeni
Kağıt üzerinde Alpine’in 2025 sezonundaki zayıf performansının temel nedeni, takımın aracı geliştirmeyi erken bırakıp tüm kaynaklarını 2026’da yürürlüğe girecek yeni teknik kurallara ve Mercedes güç ünitesine odaklaması olarak gösteriliyor. Geçmişte benzer stratejilerin başarıya ulaştığı örnekler bulunsa da, Briatore mevcut durumda bu riskin takıma pahalıya mal olduğunu kabul etti.
Briatore, “2025 aracıyla ve 2026 aracıyla aynı anda çalışacak kapasitemiz yok. Zaten A525’i tam anlamıyla geliştirseydik bile, takım ancak orta grubun kenarında yer alabilirdi. Kararı alırken inancımız buydu, fakat biraz hafife aldık çünkü herkes bizden daha iyi iş çıkardı. Sezon başında aracımız P6/P5 civarındaydı. Sonrasında herkes aracını çok geliştirdi ve biz beklediğimiz yerde değiliz. Bu yüzden tüm odağımızı 2026 aracına kaydırma riskini aldık,” ifadelerini kullandı.
Briatore, Alpine’in mevcut durumunu yalnızca araca bağlamıyor. Yıllardır süregelen yönetim istikrarsızlığının takım üzerinde olumsuz etkisi olduğuna dikkat çeken Briatore, 2024 ortasında takıma dönmeden önce bu konuyu eski Renault CEO’su Luca de Meo ile de paylaştığını belirtti. “Luca’yı Formula 1’den çok önce tanıyordum ve bir noktada Renault takımını bu halde görmek benim için çok zordu, çünkü bu benim takımımdı. 20 yıl öncekiyle aynı ofiste, Enstone’da yeniden bulunuyorum. Bu takımda üç kez bulundum! Konuştuk ve Luca’ya yardım gerekirse yardımcı olacağımı söyledim çünkü hayal kırıklığı yaşıyordum. Takım Fransa’dan, Paris’ten yönetiliyordu. Formula 1’i Enstone’daki ofisten, günlük olarak yönetmek zaten zor; Paris’ten yönetmek ise imkânsız,” dedi.
En hassas konunun ise güç ünitesi olduğunun altını çizen Briatore, Renault’nun turbo-hibrit çağında net bir referans noktası oluşturamadığını, bunun sonuçlarının bugün de hissedildiğini söyledi. Briatore, Viry-Chatillon’daki mevcut personele herhangi bir suçlama yöneltmezken, 10 yıl önce hibrit kurallar yürürlüğe girerken Renault’nun rakipleriyle aynı seviyede yatırım yapmama kararının etkili olduğunu vurguladı.
“Yeni motor kurallarıyla birlikte, belki de o dönemde Renault, FIA’nın istediği seviyede bir motor yapmak için gereken maliyeti ciddiye almadı. Diğer herkes çok para harcıyordu; Mercedes, Honda ve Ferrari’den bahsediyoruz. Renault ise olduğu gibi kalmayı tercih etti. Kimseyi suçlamıyorum, sadece böyle gelişti. O dönemde başkan Carlos Ghosn’du ve belki de yönetim, Carlos’a Formula 1’de ciddi olmak gerektiğini söyleyecek cesarete sahip değildi. Şimdi bunun sonucunu görüyoruz. Bu süreçte Renault elinden gelenin en iyisini yaptı. Ama yeterli kaynağınız yoksa rekabetçi olmak çok zor. Viry elinden geleni yaptı. [Bruno] Famin de burada, o da elinden geleni yaptı,” ifadelerini kullandı.
Briatore’ye göre Mercedes güç ünitesine geçiş duygusal değil, tamamen pratik bir karar. Alpine’in rekabetçi olabilmesi için en iyi araçları kullanması gerektiğini belirten Briatore, geçmişte de benzer adımlar attığını hatırlattı: “1995’te Renault motorunu almak için çok mücadele ettim çünkü Williams motoru bana vermeyi engelliyordu. O dönemde Renault, Formula 1’in en iyi motoruydu. Renault motorunu almak için Ligier’yi satın aldım, motoru Ligier’den alıp Benetton’a verdim, Ligier’ye de Honda [Mugen] motorunu verdim. O dönemde Renault, dünyanın en iyi motorunu temsil ediyordu. 1995’te Renault motoruyla yarışların %80’ini kazandık. Renault için bu zor bir karar ama rekabetçi olmak istiyorsanız herkesle aynı silaha sahip olmanız gerekiyor,” dedi.
Mercedes güç ünitesinin gelişiyle birlikte Briatore, Alpine’in hedeflerini yeniden belirleyebileceğini düşünüyor. Hemen bir şampiyonluk mücadelesi beklemediğini, ancak anlamlı bir ilerleme öngördüğünü belirten Briatore, “İlk altıda olmak istiyorum. Altıncı/yedinci başladığınızda podyumun kokusunu alırsınız. 14./15. sıradaysanız unutun. Hayalim, rekabetçi olmak, bu seviyede olmak,” şeklinde konuştu.
Alpine’in mevcut konumundan ne kadar hızlı toparlanabileceği konusunda soru işaretleri sürerken, Briatore bugüne kadar şüphecilikle mücadele ederek kariyerini inşa ettiğini vurguladı: “Bu çok büyük bir meydan okuma. Ama ben hiç küçük bir meydan okumayla karşılaşmadım. Benetton’da insanlar bizimle dalga geçiyordu çünkü tişört üreticisiydik. Ron Dennis bana motorsporlarının içimde olmadığını söylemişti. Ama o sırada biz yarışlar kazanıyorduk,” dedi.
trf1.net