Audi’nin 2026 projesini anlatan Mattia Binotto, rakip üreticilerin deneyim avantajını kabul ederken hedefin “2030’a kadar şampiyonluk için savaşacak seviyeye gelmek” olduğunu vurguladı ve ilk yılda özellikle güvenilirlik tarafında sorunlar yaşanabileceğini söyledi.
Audi tarafı, Mercedes, Ferrari ve Honda gibi üreticilerin daha oturmuş bir organizasyona sahip olduğuna dikkat çekerek başlangıçta en iyi güç ünitesine sahip olmayı beklemediklerini açıkça dile getirdi.
“Onların en çok deneyime sahip olduğunu düşünüyorum ve haklısınız. Oturmuş bir organizasyonlar. Bir üretici geçmişte iyiyse, gelecekte de güçlü kalır. Onlar çok güçlü rakipler.”
Binotto, buna rağmen Audi’nin bir gün güç ünitesinde de ölçüt olabilecek imkanlara sahip olduğunu, ancak bunun zaman isteyen bir yolculuk olduğunu söyledi.
“Güç ünitemizin en baştan en iyi olmasını beklemiyorum. Bu imkansız, gerçekçi değil. Biz kendi yolculuğumuzdayız ve kendimize odaklanmalıyız.”
Audi’nin 2030 hedefini “uzak gibi görünse de aslında çok yakın” diye tarif eden Binotto, 2026’da en önemli ölçütün takımın sorunlara nasıl tepki verdiği olacağını belirtti.
“2030 uzun gibi algılanabilir ama değil. Yarın ya da öbür gün gibi. Mütevazı kalıyoruz. Sezon içinde sorunlarla, güvenilirlik problemleriyle ya da arızalarla karşılaşabileceğimizi biliyoruz.”
Binotto, olası arızalarda asıl belirleyici unsurun “taş üstünde taş bırakmadan” çözüm üretmek, ders çıkarmak ve yarıştan yarışa ilerlemek olacağını vurguladı.
“Benim için en çok önemli olan, takımın doğru tepki vermesi. Hiçbir şeyi atlamadan öğrenmek, sorunlardan ders almak, gelişme kapasitesi göstermek.”
Barselona’daki shakedown planına ilişkin soruda Binotto, beş günlük pencere içinde üç gün seçme hakkının koşullara göre dinamik biçimde belirleneceğini, ilk günden itibaren piste çıkmaya hazır olacaklarını anlattı.
“Bizim için çok dinamik bir karar olacak. İlk günden sabah dokuzda çalışmaya hazır olacağız. Beş gün var, üç gün seçeceksiniz ve bu üç günden en fazlasını çıkarmak zorundasınız.”
Seçilecek günlerin hava koşulları ve ilk günün gidişatına bağlı olacağını söyleyen Binotto, “ne kadar erken öğrenirsen o kadar iyi” yaklaşımını öne çıkardı.
“Hava koşullarına bakacağız. Mümkünse ilk günden başlarız. Sonraki günleri ise birinci günde ne öğrendiğimize göre seçeceğiz. Esnek kalmak gerekiyor.”
Süreçte en büyük artının Audi yönetiminin desteği olduğunu vurgulayan Binotto, markanın projeye “tam bağlı” olduğunu ve bunun yol haritasını uygulamada kritik olduğunu söyledi.
“Şimdiye kadar pürüzsüz geçti. Çünkü Audi’nin bağlılığı var. İlk günden, hatta sıfırıncı günden beri tam destek veriyorlar, projeye aşıklar diyebilirim.”
Hedeflerin çok iddialı olup olmadığı sorusunda Binotto, 2030 için “şampiyonluğu kazanacağım” değil “şampiyonluk için savaşabilecek konuma gelmek” ifadesini özellikle ayırdı.
“Amacımız 2030’a kadar şampiyonluk için savaşmak. Rakipler çok güçlü, ‘kesin kazanacağız’ diye karar veremezsiniz. Ama o mücadeleyi verecek seviyeye gelmeliyiz.”
2026 için ara hedefin ne olduğuna dair bölümde Binotto, puan ya da sıralama gibi metriklerden ziyade “ciddi bir rakip” algısını oluşturmayı daha önemli gördüklerini anlattı.
“2026 için en önemli şey ciddi bir rakip olmak. Bu davranışlarla, algıyla ilgili. Sezon sonunda diğer takımlar bizi geleceğe dönük güçlü ve ciddi bir rakip olarak görsün isterim.”
Bu yaklaşımın hatalardan öğrenme, arızalarda doğru reaksiyon ve baskı altında bir arada kalma üzerinden ölçüleceğini söyledi.
“Bu tutumla ilgili. Mütevazı kalmak, hatalardan öğrenmek, başarısızlıklar üzerinden öğrenmek. Baskı geldiğinde bir arada kalmak.”
Kompresyon oranı tartışması sorulduğunda Binotto, ortada yalnızca söylenti olduğunu, doğruysa performans farkının ciddi olabileceğini, ancak doğrulamanın FIA’ya ait olduğunu belirtti.
“Şu an sadece söylentiler var. Mercedes’in sıcak koşullarda kompresyonu yükseltecek bir motor tasarladığı konuşuluyor. Bunu bilmek ya da kanıtlamak benim işim değil, sonunda FIA’ya kalıyor.”
Olası bir avantajın gerçek olması halinde pist üstü rekabette fark yaratacağını açıkça söyledi.
“Eğer gerçekse, performans ve tur zamanı açısından ciddi bir farktır. Rekabete çıktığımızda bu kesinlikle fark yaratır.”
Binotto, 22 Ocak’ta yapılacak toplantıdan “kuralda uzlaşma” değil, gelecekte motor çalışırken kompresyonu ölçebilecek bir yöntem geliştirme yönünde ilerleme beklediğini dile getirdi.
“22 Ocak toplantısından kuralda netlik ya da uzlaşma beklemiyorum. Daha çok gelecekte çalışır koşullarda kompresyonu ölçmek için bir metodoloji geliştirmeyi konuşacağız.”
2026 güç ünitesi tarafında elektrik gücünün 350 kW’a çıkması ve MGU-H’nin kaldırılmasıyla enerji yönetiminin yeni savaş alanı olacağını belirten Binotto, bunun mühendislik yaratıcılığına bağlı olacağını söyledi.
“Daha fazla gücü kullanmak için daha fazla enerji gerekiyor. MGU-H kaldırıldı, yani yeniden şarj imkanları azaldı. Pilleri tur içinde nasıl şarj ettiğiniz, sisteminizin verimliliği, hepsi yeni bir gelişim alanı.”
Bu nedenle pist üzerindeki hız profilinin değişeceğini, virajlarda daha yavaş ama düzlüklerde daha hızlı bir karakter beklediğini, ancak “hala Formula 1” hissinin korunduğunu anlattı.
“Tur boyunca hız izi tamamen farklı. Virajlarda daha yavaş, düzlüklerde daha hızlı. Ama Barselona’da aracı pistte gördüğünüzde, ana düzlükte ‘vay be’ diyorsunuz. Hala bir F1.”
Sürücü tarafında farklı lastik davranışı ve enerji yönetimiyle yeni bir sürüş tarzı gerekeceğini, ancak bunun hızlı adapte edileceğini düşündüğünü söyledi.
“Sürüş tarzı farklı olacak. Enerji yönetimi değişecek. Ama çok çabuk alışacağız diye hissediyorum. Sonuçta dört teker, gövde, sürücü ve turu çok hızlı dönüyor.”
Sezona hangi sonuçla gülümseyerek bakacağı sorusunda Binotto, ilk önceliğin yarış mesafesini tamamlamak ve hafta sonunu büyük problem yaşamadan geçirmek olduğunu vurguladı.
“Hedef şeyin ilki yarışı bitirmek. Bu geliştirme aşamasında güvenilirlik önemli. Yarış hafta sonunu ciddi problem olmadan geçirmek.”
Rekabetçilikte ise sıralamanın ikinci planda olduğunu, asıl ölçütün başlangıçtan ziyade sezon içindeki gelişim hızı olacağını belirtti.
“Beni ilgilendiren nereden başladığımız değil, takımın nasıl inşa edip ilerlediği. Güvenilir olmak, yarış mesafesini tamamlamak, bazı pozisyonlar için savaşmak.”
tr.motorsport.com