Adrian Newey imzalı Aston Martin 2026 aracı, konseptte yapılan geri dönüşler ve teknik kalibrasyonlar nedeniyle planlanandan daha uzun bir gelişim sürecine girdi, ancak takım bunu bir alarm değil uzun vadeli yatırım olarak görüyor.
2026 Formula 1 sezonunun en çok merak edilen takımlarından biri hiç şüphesiz Aston Martin. Bunun en büyük nedeni, takımın Adrian Newey tarafından tasarlanan ilk Formula 1 aracıyla piste çıkacak olması.
İngiliz mühendis, 2025 baharında Silverstone merkezli ekibe katılmış ve her zaman olduğu gibi yeni teknik regülasyonları performans lehine en uç noktaya taşıyan bir yaklaşım benimsemişti.
Ancak padoktan gelen bilgilere göre, 2026 projesi geliştirme sürecinde bazı teknik aksaklıklar ve kavramsal geri dönüşlerle karşılaştı. Bu durum bir gecikmeden ziyade, projenin temelinde yapılan bir yeniden değerlendirme olarak tanımlanıyor.
Elde edilen bilgilere göre Newey, rüzgâr tüneli verileri ile bilgisayar simülasyonlarının tam olarak güvenilir sonuçlar üretmediğini fark etti. Bunun üzerine rüzgâr tünelinin yeniden kalibre edilmesini ve simülasyonlarda kullanılan yazılımların baştan yazılmasını talep etti. Bu kararın iki önemli sonucu oldu.
İlk olarak, projenin zaman çizelgesi yeniden düzenlendi. Kaynaklara göre bu durum büyük bir gecikmeye yol açmadı, ancak planlanan takvim esnetildi. İkinci ve daha önemli sonuç ise, daha sağlıklı hesaplama araçlarıyla yapılan yeni analizlerin, ilk tasarlanan konseptte bazı zayıf noktaları ortaya çıkarması oldu.
Bu tespitlerin ardından, Adrian Newey’in doğrudan gözetiminde aracın birçok bileşeni yeniden ele alındı ve değişiklikler hayata geçirildi. Böylece, yeni aracın bazı bölümleri başlangıçta belirlenen yol haritasının ötesinde bir gelişim sürecine girmiş oldu.
Takım içinde yaşanan bu süreci bir kriz olarak görmek ise doğru değil. Zira Aston Martin, 2025’in son bölümünde yaşanan yönetimsel ve teknik kadro değişiklikleriyle zaten sürekli gelişen bir yapı olarak öne çıkıyor. Ayrıca Newey’in çalışma tarzı gereği, aracın nihai halinin mümkün olan en geç aşamada netleşmesi alışılmış bir durum.
Bu yaklaşım doğrultusunda AMR26’nın adeta “gezici bir laboratuvar” gibi tasarlandığı ifade ediliyor. Bütçe sınırı kurallarına rağmen, aracın gelişimi net kategorilere ayrılmış hedefler üzerinden ilerleyecek. Özellikle güç ünitesinin yerleşimiyle bağlantılı olarak iç yapının ve paketlemenin en iyi noktaya çekilmesi hedefleniyor.
Bu çalışmalar sadece dayanıklılık için değil, aynı zamanda aracın konseptini daha da uç noktalara taşımak için yapılıyor. Newey’in geçmişte KERS’in ilk kez kullanıldığı dönemde sergilediği cesur çözümler bu yaklaşımın bir örneği olarak gösteriliyor.
Diğer tarafta ise tamamen aerodinamik performans artışına yönelik geliştirmeler yer alıyor. Bu iki gelişim hattının birlikte ilerlemesi, Newey’in her zaman savunduğu şekilde, rakiplerin sezon içinde kolayca kopyalayamayacağı bir teknik avantaj yaratmayı hedefliyor.
Honda ile kurulan teknik ortaklık, Newey’in istediği türden bir mühendislik sinerjisini mümkün kılıyor. Bu iş birliği sayesinde şasi ve motor entegrasyonunun çok daha radikal çözümlerle ele alınması planlanıyor.
Ortaya çıkan tabloya göre, Aston Martin 2026 aracı nihai formuna ancak yaz arasına doğru kavuşacak. Bu da AMR26’nın, aslında 2027 sezonunun temelini oluşturacak sağlam bir platform olarak kurgulandığını gösteriyor.
Özetle çalışmaların meyveleri 2026’da hemen görülmeyebilir, ancak takımın asıl hedefinin 2027’de gerçek bir şampiyonluk adayına dönüşmek olduğu artık çok net.
tr.motorsport.com