2026 sezonu yaklaşırken Charles Leclerc’in Ferrari ile geleceği yeniden tartışma konusu olurken, Monakolu pilot için hem Scuderia’ya bağlı kalmanın hem de yeni bir sayfa açmanın ciddi riskleri ve fırsatları bulunuyor.
2026 sezonu, Charles Leclerc’in Ferrari kariyerinde belki de en kritik dönemeç olarak görülüyor. Yedi sezonu geride bırakan Monakolu pilot, tüm bu süre boyunca şampiyonluk mücadelesini son yarışa taşıyabilecek gerçek bir araçla hiç karşılaşmadı. Bu tablo, neredeyse her Ferrari pilotunun sabrını zorlayabilecek bir süreç anlamına geliyor.
Leclerc’in bugün geldiği nokta ise büyük ölçüde Ferrari’nin ona duyduğu erken ve güçlü güvenin sonucu. Scuderia, Leclerc’i genç yaşta destekledi, Formula 1’e Sauber ile adım atmasını sağladı ve yalnızca bir sezonun ardından fabrika takımına yükseltti.
Bu süreçte Leclerc, Ferrari sayesinde İtalya’da adeta bir ulusal kahraman haline geldi ve birçok taraftar tarafından 2007’den bu yana süren şampiyonluk hasretini bitirecek isim olarak görülmeye devam ediyor.
Lewis Hamilton’ın takıma katılmasıyla birlikte bu anlatının değişeceği düşünülse de Leclerc, pist üstündeki performanslarıyla yeniden merkeze oturdu.
Monakolu pilot, sonuçlarıyla Ferrari’nin ana referans noktası olmayı sürdürdü. Buna rağmen Leclerc için Ferrari’den ayrılma fikri her zaman büyük bir risk barındırıyor.
Yanlış zamanda alınacak bir karar, Ferrari’nin başka bir pilotla yeniden zirveye çıkmasını izlemek zorunda kalmak anlamına gelebilir ki bu, kendisini çocukluğundan beri Ferrari’ye adamış bir pilot için ağır bir senaryo olurdu.
Öte yandan zaman Leclerc’in aleyhine işlemeye devam ediyor. Monakolu pilot, artık 30 yaş sınırına yaklaşırken “gelecek vaat eden genç yetenek” etiketi de yavaş yavaş ortadan kalkıyor.
Aynı jenerasyondan Max Verstappen ve Lando Norris şampiyonluklarını kazanmış durumda. Verstappen ise bu başarıyı dört dünya şampiyonluğu ile çoktan perçinledi.
Bu tablo, Leclerc’in kariyerinde Jean Alesi benzeri bir hikaye yaşama riskini de beraberinde getiriyor. Alesi, 1990’larda Ferrari ile büyük umutlar yaratmış ancak dünya şampiyonluğuna ulaşamamıştı.
Ferrari’nin imkanları ve potansiyeli düşünüldüğünde her sezon teoride “doğru yıl” olabilir, ancak gerçek şu ki Leclerc’in hanesinde hala bir dünya şampiyonluğu bulunmuyor.
Bu nedenle Leclerc için başka bir takıma yönelmek artık yalnızca bir ihtimal değil, kariyerinin doğal bir gerekliliği olarak da görülüyor.
Aksi halde, en verimli yıllarını kaçırma ve yeni neslin sahnenin merkezine yerleşmesini uzaktan izleme riski giderek büyüyor. 2026, bu nedenle Leclerc’in Ferrari ile uzun vadeli kaderini belirleyecek sezon olarak öne çıkıyor.
tr.motorsport.com