Formula1 Formula1 Formula1 Formula1 Formula1
Formula1 Sayın Misafirimiz, F1tr.com Platformuna Hoşgeldiniz. (Giriş YapınÜcretsiz Kayıt Olun)


#44 Lewis Hamilton
Sıra 1| Puanı 223
#77 Valtteri Bottas
Sıra 2| Puanı 184
#33 Max Verstappen
Sıra 3| Puanı 136
#5 Sebastian Vettel
Sıra 4| Puanı 123
#16 Charles Leclerc
Sıra 5| Puanı 120
#10 Pierre Gasly
Sıra 6| Puanı 55
#55 Carlos Sainz
Sıra 7| Puanı 38
#7 Kimi Raikkonen
Sıra 8| Puanı 25
#3 Daniele Ricciardo
Sıra 9| Puanı 22
#4 Lando Norris
Sıra 10| Puanı 22
#27 Nico Hulkenberg
Sıra 11| Puanı 17
#20 Kevin Magnussen
Sıra 12| Puanı 14
#11 Sergio Perez
Sıra 13| Puanı 13
#26 Daniil Kvyat
Sıra 14| Puanı 12
#23 Alexander Albon
Sıra 15| Puanı 7
#18 Lance Stroll
Sıra 16| Puanı 6
#8 Romain Grosjean
Sıra 17| Puanı 2
#99 Antonio Giovinazzi
Sıra 18| Puanı 1
#63 George Russell
Sıra 19| Puanı 0
#88 Robert Kubica
Sıra 20| Puanı 0
Mercedes | Sıra 1
Puanı 407
Ferrari | Sıra 2
Puanı 243
Redbull | Sıra 3
Puanı 191
McLaren | Sıra 4
Puanı 60
Renault | Sıra 5
Puanı 39
Alfa Romeo | Sıra 6
Puanı 26
Toro Rosso | Sıra 7
Puanı 19
Racing Point | Sıra 8
Puanı 19
Haas | Sıra 9
Puanı 16
Williams | Sıra 10
Puanı 0
Formula1 Almanya GP 28 Temmuz 2019

Yorum: 0 Görüntüleme: 136
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İnceleme Britanya GP’sine bakış
sosyeteq
Patron
KONU:
130,895
MESAJ:
438,444
F1 PUANI:
ÜYELİK:
02-03-2012
******
Pilot
Takım
S.Vettel
S.Vettel
Ferrari
Ferrari
E-posta Özel Mesaj Web Sitesi Facebook Twitter

Son Haberler
Hulkenberg: Renault'da ...
Ekleyen: sosyeteq

Williams: Kış aylarında...
Ekleyen: sosyeteq

Wolff: Hamilton, Schuma...
Ekleyen: sosyeteq

Sainz: McLaren anlaşmas...
Ekleyen: sosyeteq

Norris, Hamilton'a karş...
Ekleyen: sosyeteq


Yorum: #1
Britanya GP’sine bakış

[Resim: 6535.b2a34bc7]

Merhaba değerli F1 severler!

Kısa bir ayrılığın ardından, Britanya GP’sine bakış yazım ile karşınızdayım. Hatırlarsanız, bu hafta Avusturya’da öne çıkan bazı teknik detaylarla ilgili bir yazı yazmıştım. Yarış yorumlarından bağımsız, kısa bir teknik pit stop yapmıştık.

Şimdi yeniden işimize dönelim ve Britanya GP’sine bir bakış atalım…

İki hafta önce Avusturya’da, yenilmez denilen Mercedes’in, aslında yenilebildiğini görmüştük. Sene başından beri Mercedes’in, grid’in en iyi arabası olduğunu, ancak yarış kaybetmezler gibi çok abartılı ifadelerden kaçınmak gerektiğini yazıp duruyordum. Avusturya’ya kadar Ferrari’nin en az 3 galibiyet alması gerektiğini söyleyip durdum. Ferrari’nin çeşitli hatalarla ertelediği galibiyeti Red Bull aldı. Avusturya’yı da dahil edersek, Ferrari’nin eline 4 fırsat geçti, kullanamadılar. Red Bull ilk fırsatta gereğini yaptı.

Fakat bu galibiyetlerin devamı gelecek mi, kısaca onu yorumlayalım istiyorum. Yorumlara pist ile başlayalım.

[Resim: 6536.5559b42b]
Güzel bir kompleks, harika bir görünüm. Pist burası…

Pist

F1’in doğduğu yere hoş geldiniz! Burası tarihteki ilk F1 yarışının yapıldığı pist. Bir klasik. Pilotlar ve taraftarlar için bir şölen… İngiltere, F1‘in evi olarak değerlendirilir. Tarih boyunca takımların hemen hemen tamamına ev sahipliği yaptığı için özel bir yarış. F1, evine geliyor.

Ancak pisti çekici yapan özellik, sadece F1’e ev sahipliği yapan ülkede olması değil. İngiltere, aynı zamanda takvimin en heyecan verici pistlerinden. Pist uzunluğu 5891 metre. Böyle uzun pistleri çok severim. Uzun pistlerde tur bindirmeler az olur, dolayısıyla tur bindirmeler sırasındaki zaman kayıpları da sınırlıdır. Kirli hava da daha azdır.

Son derece teknik bir pist. Her şey var. Uzun düzlükler, ani yön değişimleri, hızlı virajlar, orta hızlı virajlar ve yavaş virajlar. Ve bunlar neredeyse eşit oranda dağılmış. Yani set-up çok zor olacak. Çünkü tüm piste uyacak bir orta nokta yakalama zorunluluğu var. 1 tane yavaş viraj var, mekanik yol tutuşu ihmal edip diğer virajlara odaklanalım deme şansınız yok. Veya Avusturya’da olduğu gibi bolca düzlük var, toplamda sadece 7 viraj var, düzlüklere odaklanalım deme şansınız yok. Araba tüm viraj tiplerini, düzlükleri, bir de arka arkaya gelen 3 tane yön değişimini de iyi yapabilmek zorunda.

Üstüne üstlük sağı solu belli olmayan İngiliz havasına da uyum sağlamak zorunda. Yağmur, sel, sıcak gibi dalgalanmalar yarış içinde dahi olabiliyor. Özellikle havanın değişkenliği, her zaman sürpriz faktörünü ön plana çıkarabiliyor. Bu hafta sonu genel olarak 20 derece civarında hava sıcaklıkları öngörülüyor. Sıralama için biraz yüksek olasılıklı yağmur, yarış için ise daha düşük olasılıklı bir yağmur beklenebileceği belirtiliyor. Bu haberler heyecanı tetikliyor.

Bu sene ortaya çıkan bir gelişme daha, farklı belirsizlikleri tetikliyor. O da asfaltın yenilenmiş olması. Yeni asfalt yüzeyinin, lastikleri nasıl etkileyeceğini bilmiyoruz. Paul Ricard’da, downforce üretmekte zorlanan arabaların performansları hepten dibe gitmişti. Aşağıdaki kısımlarda lastikleri incelerken, konuya biraz daha ayrıntılı bakmaya çalıştım.

Pilotaj anlamında da ak koyun kara koyun, bu tip pistlerde daha net belli olur. Değişken hava koşullarına ve değişken viraj tiplerine hangi pilot, nasıl adapte oluyor, daha net ortaya çıkıyor. Arabasının zayıflığını tekniği ile kapatmayı başaran pilotları seyretmek çok keyifli oluyor. Yetenek, iyot gibi ortaya çıkıyor. Ayrıca 5,5 G’ye kadar çıkan anlık yanal kuvvetler, pilotun da dayanıklılığını sınıyor. Bu değer zaman zaman savaş jet pilotlarının maruz kaldığı kuvvete eşit.

2 tane DRS bölgesi var. İlki 5’nci ve 6’ncı virajlar arasındaki düzlükte. Diğeri Hangar Straight düzlüğünde. Ancak geçiş yapmaya olanak sağlayan başka düzlükler de var. Özellikle 18’nci viraj ile 3’ncü viraj arasındaki start-finiş düzlüğü. Geçmiş senelerde, start düzlüğünde başlayan mücadelelerin son derece hızlı geçilen 1 ve 2’nci virajlar boyunca devam ettiğine sıklıkla şahit olduk. Ayrıca 7’nci ve 10’ncu virajlar arasındaki, 20 saniye boyunca tam gaz gidilen bölümde de hareket bekliyorum.

Pit’te kaybedilen tahmini süre 27–28 saniye civarında. Bu süre aslında çift pit stop tercih edenlerin önündeki en büyük engel. Ancak geçmişte sıklıkla çift pit stop gördük.

[Resim: 6537.27290203]
Pistin en önemli bölgesi olarak 10–11–12–13–14 no.’lu virajları gösterebiliriz. 10 numaralı viraja 300 km/saat ile girip, 13 numaralı virajda 230 km/saat civarına düşüyorlar. Bunu ani yön değişimleri yaparken ve 5,5 G yanal kuvvet altında yapıyorlar. Respect…

Virajlar

Pist toplam 18 virajdan oluşuyor. 10 tane sağ viraj, 8 tane sol viraj. Sağ virajlar ağırlıklı olarak yüksek hızda geçilen virajlar olduğu için yanal yüklerin yoğun olarak etkidiği virajlar bunlar. Çoğu pistte olduğu gibi burada da önemli virajlar var. Hem de çok sayıda. Biz, en kritik olanlara odaklanacağız.

Öncelikle 7 numaralı viraja bakalım. Buradaki düşük hızlı virajı iyi almak çok önemli. Çünkü bu virajdan sonra yarışın en uzun ikinci düzlüğü geliyor. Pilotların 7 numaralı virajdan taşımayı başardıkları hız, uzun düzlükte kazanacakları veya kaybedecekleri zamanı belirleyecek. Aynı zamanda atak yapıp yapamayacaklarını. Uzun düzlük derken 9 no’lu virajı da katarak konuşuyorum. Bu viraj uzun düzlüğü ikiye bölüyor gibi görünse de aslında tam gaz geçilen bir viraj. Bu viraj eskiden tam gaz geçilemiyordu, artık bu arabalarla geçiliyor.

Ve tam gazla geçilen bu uzun düzlük bizi sezonun en ilginç “S virajlarına” bağlıyor. Maggotts, Becketts, Chapel virajlarına. Pilotlar, 320 km/saat gibi bir hızla aldıkları 10’ncu virajdan sonra efsanevi Maggotts, Becketts, Chapel dörtlüsüne giriyorlar. Bu dörtlü, Japonya’nın birinci sektöründeki S virajlara benziyor, ancak çok daha hızlı. Hız olarak aralarında 100 km/saat fark var. Ayrıca çok da kısa olmaları nedeniyle yük değişimleri çok seri oluyor. Yani hem çok hızlı yön değişimleri var, hem de 300 km/saat civarında yüksek hızlar var. Sadece son S viraj olan 13’ncü virajda hız 230 km/saat civarına düşüyor. Sonrasında 14'ncü viraj olan Chapel tam gaz geçiliyor ve de pistin en uzun düzlüğüne giriliyor. 14’ncü virajdan sonra girilen düzlükte de yine 330 km/saat civarına çıkılması beklenebilir, Ferrari için biraz daha fazla hatta…

Bu pistin en önemli özelliği şu: 7’nci viraj ile 15’nci viraj arasında neredeyse hiç frenleme noktası yok. 8, 9 ve 10 numaralı virajlar tam gaz geçiliyor. 11, 12 ve 13 numaralı virajlarda gazın dozajı azaltılarak ve sadece vites küçülterek motor freni ile hız düşürülüyor. Tam gaz geçilen 14 numaralı virajdan sonra en uzun düzlük, “Hangar Straight” var. Tek başına Hangar Straight 1035 metre uzunluğu ile sezonun da uzun düzlüklerinden. Yine tam gaz yani. Sonuç olarak 7 ve 15 numaralı virajlar arasında geçen yaklaşık 35–40 saniye süresince ayak hep gazda. Tabii 11, 12 ve 13 numaralı virajları fren yapmadan geçecek cesareti, yeteneği ve arabası olan pilotlara.

Ayarlar

Silverstone geçmişte yüksek downforce isteyen bir pistti. Fakat bu sene pek çok kereler ifade ettiğim üzere, günümüz arabaları alışkanlıkları değiştiren niteliklere sahipler. Tabiatları itibarıyla doğuştan yüksek downforce ürettikleri için, ekstra kanatlara gerek kalmıyor.

Hatırlarsanız, downforce için haftalardır puanlama yapıyorum. 1 Monza, 5 Monaco demiştim. Bu pist için görüşüm, takımların 3,5 birimlik bir downforce paketi ile gelecekleri yönünde. Fransa gibi veya Çin gibi. Düzlükleri var ancak downforce isteyen çok kritik virajları da mevcut. Ayrıca viraj sayısı çok fazla. Yani Monza, Kanada ve Avusturya gibi değil. İyi downforce üretmeyen bir araba ile özellikle 11–12–13 numaralı S virajlarda çok değerli zamanlar kaybedilir. Ayrıca 1, 2, 5, 9, 15 ve 17 numaralı virajlar kabusa dönüşür. Yani düzlüklere rağmen yüksek downforce beklentisinin nedeni, pistin çok sayıda viraj içermesi.

Ortanın üstü yere basmaya ek olarak sert süspansiyon ayarları da elzem. Zira aerodinamik yere basma kuvveti kadar, mekanik yere basma da önemli. 3, 4, 6 ve 16 numaralı virajlar da çok iyi mekanik yere basma kuvveti bekliyor.

Zaman zaman yazılarımda, bazı pilotların hafif arkadan kayma eğilimindeki arabaları tercih ettiklerinden bahsetmiştim. Bu pist için pilotlar böyle bir ayarı tercih etmeyeceklerdir. Zira 290 km/saat ile yapılan yön değişimlerine sahip “S virajlar”, bu tip kayma eğilimlerini anında cezalandırır. Ayrıca özellikle rüzgara doğru dik ayarlanmış “ön kanatlar” da göreceğiz. Yine “S virajlar” burundan kayan araba istemez. Yani tüm pilotların beklentisi mümkün olduğunca dengeli bir araba olacaktır.

[Resim: 6538.b17e1237]
Özellikle sol ön lastiğin ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatan bir sahne. 2017'deki Britanya GP’sinde Vettel’in aracı.

Lastikler

Yukarıda, pistin toplam 18 virajdan oluştuğunu anlatmıştım. 10 tane sağ viraj, 8 tane sol viraj. Sağ virajların hem sayıca çok olması, hem de çoğunluğunun yüksek hızda geçilmesi nedeniyle de yanal yüklerin yoğunluğundan bahsetmiştim. Sağ viraj demek, arabanın ağırlık merkezinin sol tarafa binmesi demektir. Virajla birlikte belli bir oranda yavaşlama da eşlik edeceği için aracın ağırlığının hemen hemen tamamı sol ön lastiğe biner. Burası için sloganımız: “Sol ön lastiği hayatta tutan, tur zamanlarını hayatta tutar.”

Lastiklere binen yanal yükler açısından şunu da ekleyebiliriz. Yeterli downforce üretmeyen arabaların lastiklerinin diğerlerine göre daha çabuk aşındığını göreceğiz. Bu tip arabalar virajlarda hem yüzeyleri, hem de yanakları üzerinde kaydıkları için lastiklerini çok çabuk tüketeceklerdir.

Lastik aşınması hakkında bir yorum yapmak zor. Çünkü bu sene, pist yeniden asfaltlandı. Asfalt yüzeyinin yapısını bilmiyoruz. Eğer az pürüzlü bir asfalt seçilmişse, lastiklerini ısıtmakta zorlanan takımları zor bir hafta sonu bekliyor diyebiliriz. Ancak Barcelona gibi daha pürüzlü bir asfalt tercihi varsa, takımlar lastiklerini daha kolay çalıştıracaklardır. Böyle bir durumda Ferrari, Red Bull ve Renault gibi takımlardan sürpriz sonuçlar görebiliriz. Gerçi bu takımlar pürüzlü asfalta sahip Barcelona’da kötü sonuç almışlardı. Burada neden daha iyi olsun diye düşünmeyin. Bu takımlar o günden bugüne çok şey öğrendiler.

Ancak yukarıda da belirttiğim gibi asfalt yüzeyini tam bilmiyoruz. Dolayısıyla lastik aşınması ne seviyede olur, lastikleri kim daha iyi çalıştırabilir, net bir tahmin yapmak zor.

Bu hafta sonunun lastikleri C1, C2, C3. Yani Pirelli, en sert 3 garnitürü seçmiş. Takımlara gelince, takımlar genelde yarışın ikinci stint’i için 1 set C1 seçmiş. Geri kalan lastikler, 1–2 istisna dışında, tüm takımlar için hemen hemen aynı dağılımla seçilmiş. En radikallerden biri Ricciardo. Ricciardo ya C2’leri çalıştıramayacağını düşünüyor, ya da çift pit stop hedefi ile gelmiş.

Ferrari, geçen yarışın en yumuşak lastiği olan C4’leri en iyi kullanan takım olmuştu. Bu bir sürprizdi ve gelişimin en önemli göstergesiydi. Artık yumuşak lastikleri iyi kullanabildiklerine dair inançlarını doğrulayan seçimler yapmışlar. Bu hafta sonunun en yumuşak lastiğini Mercedes’e göre daha çok tercih etmişler.

Favoriler

Mercedes Avusturya’da yenildi. Ancak buna neden, Spielberg’in ince havası ile birleşen aşırı sıcaklardı. Ayrıntılarını Avusturya analizimde belirtmiştim. Açılan ekstra havalandırma boşlukları 0,5 saniye, yarış içinde ısınan motor ile düşürülen motor modları da bir 0,5 saniye daha kaybettirmişti. Yani aslında tur başına 1 saniye daha hızlı gidebilecek bir arabaydı.

İngiltere’de bizi böyle bir hava beklemiyor. Ayrıca pist de Mercedes’e uygun. Yukarıda pisti anlatırken bahsettiğim, orta nokta yakalama durumu söz konusu olduğunda ise Mercedes biraz daha öne çıkıyor. Zira Almanlar’ın da dediği gibi, Mercedes “her şeyi yapabilen” (Almanlar, Mercedes W10’a “der Alleskönner” diyor) bir araba tasarlamış. Ben onu “hemen hemen her şeyi yapabilen” araba olarak düzeltmek istiyorum. Çünkü düzlük hızı olarak genelde ilk pistteki ilk 10 arabanın gerisinde kalıyor. Yani düzlükleri pek yapamıyor. Merc düzlüklerde oldukça yavaş, ancak hızlı virajlarda Ferrari ile başa baş, ani yön değişimlerinde ve orta hızlı virajlarda biraz daha hızlı, yavaş virajlarda çok daha hızlı. Red Bull’la kıyaslandığında da tüm kategorilerde üstün.

[Resim: 6482.4af5f93d]
Red Bull yarışa, oldukça havalı bir livery ile çıkacak. 1007'nci yarış hatırası…

İkincilik için Red Bull’u favori görenler var. Ben öyle düşünmüyorum. Ferrari üstün olacaktır. Elbette araba performansı olarak kastediyorum. Ferrari takımının sık sık hata yaparak eldeki galibiyetlerini hediye ettiklerini gördük. Ayrıca Red Bull’u hemen kahraman ilan etmeyelim. Avusturya GP’si analizimde belirttiğim gibi Red Bull’un o günkü formu da özel koşulların bir araya gelmesinin bir sonucuydu. Bu yarışta o koşullar yok.

Dolayısıyla favori Mercedes.

Orta sıralardaki mücadelenin sonucu, Renault’un getireceği büyük güncelleme paketinin tutup tutmamasına bağlı. Tutarsa Renault ile McLaren arasında büyük mücadele olur. Aksi taktirde McLaren’ı önde görüyorum. “F1 Teknolojisine Giriş” başlıklı yazımda Renault’nun kötü performansını da özel koşullara bağlamıştım. Öyle olup olmadığı da bu yarışta ortaya çıkacak.

Alfa Romeo bu ikiliye yaklaşmaya çalışacaktır. Haas belirsizliklerle dolu olduğu için Alfa’yı önde görüyorum. Haas’ı nereye koymak lazım bilemiyorum. 3 yarış önce F1’e girdiklerinden beri çok istikrarsız olduklarını belirtmiştim. Sağ olsunlar beni yanıltmıyorlar. Geçen yarış en önemli rakipleri Williams’tı.

Neyse Haas orta sıralardaki yerine oturursa, Alfa-Haas ikilisini Toro Rosso ile Racing Point takip edecektir.

Şimdilik yarışa giriş yazısını bu şekilde bırakayım. Çok uzatmadan ön bilgileri vermiş oldum. Antrenmanlar doğrultusunda sıralama ve yarış tahminimi yazacağım.

İyi seyirler! F1'siz kalmayın…

Fırat KESKİN


»»»»»»»»»»»» F1tr. com İmza ® ««««««««««««
[Sadece kayıtlı kullanıcılar linkleri görebilir Ücretsiz Kayıt olmak için buraya tıklayın]
[Resim: bayrak.png][Sadece kayıtlı kullanıcılar linkleri görebilir Ücretsiz Kayıt olmak için buraya tıklayın][Resim: downloadtc6.gif]
[Resim: ferrarifans.gif]
[Resim: mybbsig.php]
Facebook Twitter
12/07/2019, 2:33
Hit: 136
Alıntı ile Cevapla

Hızlı Menü:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Bunlar da ilginizi çekebilir! Close

© F1tr.com
★ Tüm hakları saklıdır
2012-2019
Formula1Formula1